RSS Besleme

Author Archives: meltem

İstanbul Beşiktaş Mediko Sitesi’nden kaybolmuş bir kedi, Benjamin :(

Posted on

İstanbul Beşiktaş Mediko Sitesi’nde oturan arkadaşımın kedisi Benjamin 16 Kasım gününden beri kayıp ne yazık ki 😦 7 senedir sitedeler ve o kadar zamandır her gün gezip evine gelen bir kediymiş o siteyi bilenler bilir yemyeşil kocaman alana sahip ağaçlık çimenlik güzel bir site…

Ama birden kayboldu işte tam da kaybolmadan 1 hafta öncesinde site içerisinde kedi istemiyoruz herkes kedisine evinde baksın site alanına salmasın gibi atışmalar yaşanmış sonrasında bu can kayıp oldu…Kameraların olduğu bir site ama nedense kaybolduğu günün kayıtlarını izletmiyor ve vermiyorlar önce gelin burda izleyin denmiş sonra yok silinmiş o günler sistem bakımı varmış vs denmiş yalan yani düpedüz….

Büyük ihtimalle kötü niyetli vicdansız birileri dışarıda dolaşırken onu aldılar ve uzağa götürüp kimbilir nereyee bir yere bıraktılar :(((

Arkadaşım ve ailesi özellikle de kedinin en yakın dostu olan 5 yaşındaki oğlu perişanlar… Sürekli arıyorlar ilanlar yapıştırdılar yakın çevreye …

Ama buraya yazmak istememin sebebi şu: eğer Beşiktaş, Ortaköy, Arnavutköy, Balmumcu vs gibi o lokasyona nispeten yakın bir muhitte oturuyorsanız lütfen ama lütfen çevrenize bir bakarak olun bir dikkat kesilin her gün yürürken sokaklardaki kedilere bu fotoğraflardaki kediyi görürseniz bir umut işte lütfen arayın 0532 573 40 70 Kebire Bozkurt Altan

23722548_10155917695154539_6538405915052939504_n23847210_10155919964499539_3426853550651660635_o23916655_10155919963899539_4942055383517202504_o

Reklamlar

Bebecik kedicik yuva arıyor!

Posted on

Bu cingöz mü cingöz tatlış mı tatlış bebek kedi, 40 günlükken sokakta bulundu ve kurtarıldı şuan 3 aylık sağlıklı ve her türlü bakımları yapılmış tontoş bir vaziyette yuva arıyor çünkü evde 2 kocaman erkek kedi var ve evin annesi sürekli sokaktaki bebekleri kurtarıp sahiplendirmekle ilgileniyor dolayısı ile minnoş yuva bulursa sıra sokaktaki diğer kardeşlerine gelebilecek…

İstanbul’da ona evini açacak nurtopu gibi evin oğlu gibi bakabilecek ve ömrünün sonuna kadar ona hak ettiği güvenli ve güzel hayatı sunabilecek bir insan aranıyor.

Söylemeye gerek yok ama maddi ve manevi açıdan bir kedi bakmanın sorumluluğunu alabilecek birilerini arıyorlar.

İletişim: 0553 515 33 96

Fazla söze gerek yok zaten resimlerdeki bakışlar insanın içine işliyor ve içini ısıtıyor bu bebişi yol arkadaşı olarak hayatına dahil eden şanslı olur bence 😉

Sevimli, Cingöz ve Usluyum YUVA ARIYORUM ey İstanbul!

Posted on

Bu minnoşun hikayesini uzun süredir takip ediyorum onu bulan gözlerini amansız bir hastalıktan kör olmak üzereyken insan üstü bir çaba ile profesörlere götürüp ameliyatlar ettirerek kurtaran kişi sizden biri bloğun okuyucuların öğrenci bir arkadaşımız. Bir gözü maalesef kaybetti minnoş ama diğer gözü bu yoğun çabalar sayesinde %70 oranında görmeye başladı bu harika bir haber!

Öğrenci arkadaşımıza ve onu bu konuda destekleyen diğer hayvan severlere hepimiz adına teşekkür etmek istiyorum öncelikle.

Şimdi sıra hepimizde zoru onlar başardı biz de bu kediciğe bir yuva bulma konusunda tğm gayretimizle onlara destek olalım lütfen.

3-4 aylık dişi olan bu karışık renkli pofuduk tüylü minnoş kedimiz bulunduğu andan bu yana öğrenci arkadaşımızın ailesi ile birlikte yaşadığı evlerinde bir odada kapalı kalıyor. Evde başka kedileri de olduğundan ayrı kalmak durumundaymış. Ancak enerjisinin zirvesinde olan tam bir maskara ve oyuncu olan bu bebiş artık o odada çok sıkılmış ve tedavisi de başarılı bir biçimde sonlanmış şimdi kalıcı güzel bir yuva melek bir sahip bulması gerekiyor kendine…

Dilerseniz öğrenci arkadaşımızın ilettiği metni de okuyalım:

Minik kediciği bulduğumda bir gözü enfeksiyon yüzünden tamamen erimiş diğeri ise basınç ve göz tansiyonu dolayısı ile şişmiş bir haldeydi. Veteriner Prof Dr Murat Şaroğlu sayesinde ameliyat oldu ve tek gözü % 70 oranında görüşe sahip olarak iyileşti.

Çok sevgi dolu, tırnaklarının kesilmesine dahi usluca bekleyerek izin veren bir kedi. Tüyünü vs hiç bir şeyini dert etmeyecek, ona ailenin bir ferdi gibi bakacak, daha önce kedi bakmış veya halihazırda evde kedisi olan, evinin camlarında sinekliği olan kediler için gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini alacak oranda sorumluluk sahibi birini arıyoruz bu güzel kediciğe yuva olabilmesi için. Ben sabahın erken saatlerinde evden çıkıp okula gidiyorum ve akşam ancak dönüyorum kedicik bir odada kapalı kalmak durumunda olduğu için çok sıkılıyor ve ona hak ettiği yaşamı sunamıyoruz.

Evimizde zaten kedilerimiz var ve kalp ameliyatı olacak hasta anneme, bu kediyi tedavi ettirmek amacıyla aldığım ve güzel bir yuva bulacağıma yeminler ederek geçici olarak zorla eve almıştım ben üzerime düşeni gerçekleştirdim onu tedavi ettirdik lütfen bir melek çıksın ve ona hak ettiği güzel hayatı sunabilsin zamanımız çok dar ve bu kedi kesinlikle sokaklarda yaşamaz. İstanbul içi sahiplendirilecektir ve takibi yapılacaktır.

İLETİŞİM: 0538 764 87 65 (ararsanız ve telefon açılmazsa derste olduğum içindir lütfen whatsapp tan mesaj yazınız öyle olursa.)

Coco, my love ♥

Posted on

Bebekliği 🙂 Kasım 2008

Bilmiyorum neden bu akşam içimden Coco’ya bir şiir yazmak geldi… Eylül ayı onun doğum ayı, en azından öyle tahmin ediyorum… Erken bir doğumgünü kutlaması gibi olsun canım kedime ♥

Bir gün çook uzaklardan elimde valizimle içeri bir girdim seni gördüm!
Miniminiciktin, fazla küçüktün belli ki zalimler annenden seni çok erken ayırıp satmışlardı…
Henüz doğru düzgün yürüyemiyor, koltuklara çıkamıyor inemiyor tırnaklarınla pantolonumdan üzerime tırmanıyordun..
Seni ilk gördüğüm anı hiç unutmadım, sen benim ilk kedimsin…
İlk aşık olduğu anı unutamaması gibi insanın ben de seni eve gelip valizimi bıraktığım anda gördüğümü hiç unutmadım…
Oysa eve bir kedi gelebilir mi sorularına hayır demiştim, bir sene sonra o evden göçüp başka diyarlara gideceğimi biliyordum…
Bir öğrenci evine gelmemen gerektiğini – hele ki bizimkine- biliyordum
Ama benim tüm hayırlarıma rağmen bir gün günlerce evden uzakta iken geri döndüğümde evde seni gördüm..
Ve sana aşık oldum çünkü olmamak mümkün değildi…
Süt kokuyordu ağzın… fazla miniktin… o fazla minikliğin insanı üzüyordu bu kadar da olmaz bu kadar da küçükken annesiz bırakılmaz dedirtiyordu…
Oysa ben o zamanlar hiç kediden anlamıyordum hiç kedili bir hayat nedir bilmiyordum
Buna rağmen burada yanımızda olmak için fazla küçük olabildiğini sezebiliyordum..
Herşeyin acemiliğine denk geldin dolayısıyla…
Sen çok minik ama oldukça cabbar bir kediydin…
Ben titrek ve hiçbir şey bilmeyen sana bakmaya çalışan cebinde parası az bir öğrenciydim…
Seni getiren sana pek de fazla bakmadı işin gerçeği.. Bir müddet sonra bana kaldın güzelim… tüm güzelliğinle…iyi de oldu..
Seni ben seçmedim, adını ben koymadım, ben hayatıma sokmadım ama doğal olarak gelişen çok güzel bir şeydin…
Geceleri yanıma gelirdin, birlikte odamda kapının altını havlu ile tıkayıp uyurduk sigara dumanı gelmesin diye… Öğrenci evinin halleri işte..
Sana ne iyi mamalar seçebilecek bilgim vardı, ne de iyisini bilseydim de alabilecek param vardı…
Migrostan Whiskas alırdık iyi diye düşünüp onun parası bile zorlardı Hande ablanla bizi…
Normal süt verirdik bilmezdik inek sütü kedilere iyi gelmezmiş o zamanlar…
Hiçbir lüks eşyan yoktu, öğrenci evinde dağınıklıklarla çerle çöple oynar, mukavva kutularda yatardın…
O zamanlar iran kedisi denen bir kedi olduğunu İranlı bir prenses olduğunu bilmezdik..
Evimize arkadaşlarımız gelirdi onlar seni sevmeye çalıştıkça snobluk yapar ben iran prensesiyim dercesine herkesi patilerinle ittirirdin..
Bizim halimizi hoş gördüğün ve katlandığın için müteşekkiriz ne diyelim 🙂
O fazla miniminicik hallerinde bile en çok öne çıkan halin tavrın kaçma isteğindi…
Sürekli dış kapıdan kaçmak isterdin, kim bilir annene mi gitmeyi isterdin..
Bak bugün 13 yaşındasın hâlen dış kapıdan kaçma isteğin dinmedi…
Küçüklükten beri kuytu yerleri çok sever en olmayacak köşelere ilişir bizi evde kedi aramaktan delirtirdin..
Bunu en son tüm ev halkı olarak 2 gün önce yaşadık  🙂 ve sık sık da yaşıyoruz..
Hâliyle kaçma huyun da olunca seni seviyoruz ve kaybetmek istemiyoruz..
Sürekli telaşla kısa zaman aralıklarıyla evde dip köşe seni arıyoruz
Ve sen tüm umursamazlığınla ses dâhi çıkarmadan o köşelerde bekliyorsun
Sanki saklambaç oynar gibi seni sobelemeden kesinlikle çıkmıyorsun…
Dünyanın en şanslı insanlarından biriyim, sen benim ilk kedimsin ve hâlen benimlesin
Yanımızdan kimler geldi geçti, birlikte büyüdük ve hâlâ yan yanayız..
Üniversite okuduk, mezun olduk, İstanbulda 4 ev değiştirdik bekar hayatı yaşadık
Evlendik yanımıza kardeş kediler geldi birini yitirdik biri hâlâ bizimle…
Bir insan çocuk geldi, biliyorum seni biraz sıkıyor ama merak etme o da küçük büyüyecek…
Ve ben nasıl benimle birlikte büyüdüysen onunla birlikte de büyümeni çok istiyorum…
Güvendiğim yanım, tüylü pofuduk aşkım…
Seni kimi zaman annemi özleyince annem dedim sevdim kimi zaman minik bebeğim dedim kimi zaman arkadaşım kimi zaman kedim…
Her zaman o yeşil bilmiş buğulu gözlerinle bana baktın ve bakıyorsun…
Yanımda uyumayı seviyorsun ve fırsat bulup yanımı kapıyorsun geceleri elim patinde senin mırlamanı dinleyerek uyumayı seviyorum..
Beni herkesten çok sevmene bayılıyorum,
Başında öleceğini beklediğim zor günler yaşadık çok şükür geçip gittiler
Bir şekilde şans yüzümüze güldü ve sana hayata dair yeni bir yol ışık açtı…
Belki çok dua ettiğimdendir o zamanlar, belki reikiler yaptığımdandır sana saatlerce
Allah biliyor ya kaç gece internet başında İngilizce veterinerlik literatürlerini okuyarak sabahlamıştım..
Hiçbir şey olmadığında her şeyi bırakmıştım… Belki de işe yarayan buydu bilemiyorum..
Ama bir şeyler bulduk ve hayata tutunduk…O günlerden sonra her gün kâr bize..
Sayende bir çok şey öğrendim sayende hayatımda kedi sayfası açıldı…
Çok şanslıyım hâlâ yanımdasın..
Benim pamuk ninem artık 13 yaşındasın…
Umarım 23 olduğunu da görürüz birlikte…
Seni seviyorum Coco

Kediniz stresli mi, bir çözüm bulmuş olabilirim

Posted on

Selam millet, yazmayalı epey uzun oldu hem gözlerimle ilgili bir sağlık sorunum vardı hem de tatildeydim.

Yazılarımı takip edenler bilirler, 13 yaşındaki kedim Coco’da 1 senedir kedi aknesi adı verilen bir rahatsızlık vardı. Halen var. Bu bir senede onu hipoallerjenik mamayla beslemeye başladım, zaten kaliteli ve doğal konserve mama kullanıyordum ama sık verdiğimde mi oluyor acaba düşüncesiyle biraqz onu azalttım ve bağışıklık sistemi düşük çıktığı için farklı farklı birçok bağışıklık sistemi destekleyici ürün kullandım.

Çünkü kedi aknesinin yiyecek alerjisi kaynaklı olabileceği bilgisini bulmuştum ve oradan hareketle yol aldım.

Elma sirkeli su ile silmek iyi geliyordu ama yeniden oluşmasını geciktirse de bir iyilik sağlasa da kökten durumun oluşmasını engelleyici bir çözüm olmadı, beslenmesinde yaptığım değişiklikler de görünen o ki kökten haastalığı geçirecek bir fayda sağlamadı.

Derken Uzay ve ben anneannesinin yanına tatile gittik ve bir ay orad akaldık, kedilere eşim baktı. Ve taaa taa bu süreç boyunca Coco da hiç kedi aknesi oluşmadı çenesi tertemizdi ve biz yokken de hep öyle kaldı ay ne güzel geçti diye sevindik ve biz geri geldik ki ertesi günü akneler de geri geldi..

Böylece tatil fırsatı ile tespit etme şansına eriştik ki bu akneler stresten oluyorlar ve stres kaynağı da bizim evde olmamız. Bizim derken esasen 3 yaşındaki oğlum Uzay’ı kastediyorum 🙂

Hem enerjisel hem de yeni elde ettiği akılsal fikirsel becerilerin doruğunda olmanın zevkini yaşayan bir minik erkek çocuk olarak Uzaycığım evde sürekli oradan oraya koşturup oynadığı ve konu kedileri sevmeye geldiğinde de küçük bir tazmanya şeytanı gibi üstlerine atlayarak olsun bağırarak zorla kucaklamaya çalışarak olsun yer yer elindeki sopayla vururmuş gibi yaparak yer yer tekme atmaya çalışırmış gibi yaparak (ki bunları hiç yapmadı ve mış gibi yaparken de hep engelleniyor ama) yine de bu son derece köpek enerjisinde sürekli ses ve hareketle donatılmış canlı karşısında anlaşılan 13 yaşındaki ablamız Coco fena halde stres yaşıyor. Yani çok normal kafasının atması ve enerjilerinin barışmaması…

Bu zamana kadar yaşadığı stresi fark etmemiş olmam sanırım bir İran kedisi olmasından çünkü çok yumuş yumuş çok tepkisel olmayan her zaman kibar naif narin enerjili bir canlı ve hiç kötü bir tepki göstermedi bugüne kadar Uzay’a karşı. Akne haricinde de hiç bir psikolojik davranışsal fiziksel tepki vermedi…

Belki bizim kediler biraz daha cazgır ve tepkisel olabilselerdi Uzay da bu kadar azgınlığı ele alamayacaktı onlara karşı. Her zaman kedileri bezdirecek şekilde dolaşmıyor elbette evde, onu sürekli eğitmeye çalışıyorum ama şuan henüz anlamak için biraz küçük sanırım, biraz dominant enerjide bir çocuk ve şuan beni yani annesini biraz kedilerden de herkesten de kıskanıyor o yüzden henüz kedilerinin ne kadar büyük bir eğlence şans ve dostluk ifade edebileceğini kavrayamıyor ve ben de sürekli kedileri korumaya ve daha rahat edebilecekleri şekilde onlara alanlar yaratmaya çalışıyorum v e Uzay’ı engelleyebildiğim ölçüde engelliyorum onlara karşı…

Bu arada Uzay arkadaşlarımız olan kedili diğer ailelerin evlerine gittiğimizde veya sokaktaki beslediğimiz kedilere karşı hiç böyle değil çünkü o kedilerden çekiniyor ve yeri gelince patiyi çaktıkları için biraz korkuyor ve ölçülü davranıyor. Bizim evde de olması gerkn buydu ama kediler çok naif o onlara neler yapsa da bir küçük pati bile çakmadılar ona o yüzden de bizimki üstlerine gittikçe gidiyor. Ah bir kere şöyle hafif de olsa haddini bildirseler dengeler yerine oturacak ama…

Durum böyle olunca veterinerimizden bize bir çözüm önermesini çünkü aknenin stresten oluştuğunu fark ettiğimizi söyledik.

O da hemen Veda markasının Kot Bayoun adlı bitkisel destek hapını önerdi. Bu ürün kedilere psikolojik olarak mutluluk verici bitkilerden oluşuyor mesela içerisinde neler varmış bakalım: Motherwort, Kediotu, Melisa, Nane, Yaban sümbülü, Kekik, Tatlı yonca, Alıç, Şerbetçiotu, Sarı kantaron, Isırgan, Şakayık kökü.

Kedilerin kendini doğal olarak iyi hissetmesini sağlıyormuş, öyle uyuşukluk yaratmıyor anestezi almış gibi yapmıyor. Biraz rahatlamış ve gevşemiş hissetmelerini sağlıyormuş.

Ben ilk kez bu sabah verdim minicik bir hap şeklinde ben zaten her türlü hapı kolayca yutturabiliyorum kedilerime şanslıyım o yönden ama hani çok kolayca bunu yapamayanlar için de hap minik olduğu için çok sorun olmaz gibime geliyor.

Coco zaten yaşlı ve mizacı doğal oalrak sakin bir kedi olduğundan şuan davranışsal bir değişim görmedim çok sıcak hava ve göbüşünü açıp yatakta yattı sabahtan beri, ara ara dolaştı ama sanki biraz azıcık da olsa iştahı açıldı gibi geldi sık sık mamasına gidip gelip yiyor bu bir gösterge mi tesadüf mü bilemiyorum bizim kilo sorunumuz olmadığı için de önemsemiyorum ama bu ilacı veteriner tavsiyesi ile aldıysanız ve kediniz tombiş ise dikkat edin bi gözlemleyin derim.

Bu ürün sadece veterinerlerde ve veterinerin tavsiye etmesi ile satılıyor. Kedilerde stresi gideren, davranış bozukluklarını takıntıları birbiri ile sürekli kavga etmeyi gökgürültüsü tadilat vs gibi nedenlerden dolayı korkulu sıkıntılı ruh hallerini, işte bizimki gibi evde stres yaratan bir çocuk veya ikinci bir dominant canlı mesela köpek varsa alışma süreçlerinde yardımcı olmayı kedinin moodunu iyileştirmeyi açamlayan yardımcı bir destek ürünü.

Bakalım ne kadar yarar göreceğiz bilemiyorum eğer kullanımımız süresince akne geçerse demek ki stresi azaltıyormuş cidden diyebileceğiz ki bu yazıya 1 ay sonra edit eklerim işe yarar ise.

Böyle konularda böyle de bir ürün varmış demek için yazdım bu yazıyı ve ayrıca kedi aknesinin tamamen stres kaynaklı oalbileceğini de bilgi olarak aklınıza sokmak istedim.

Son olarak ürünü kendi sitesinde incelemek isterseniz buyurun linki : http://www.vedavet.com/urun_detay.php?grup=2&id=10

Sevgiler
Meltem

%d blogcu bunu beğendi: