RSS Feed

Category Archives: Güncel

Coco, my love ♥

Posted on

Bebekliği 🙂 Kasım 2008

Bilmiyorum neden bu akşam içimden Coco’ya bir şiir yazmak geldi… Eylül ayı onun doğum ayı, en azından öyle tahmin ediyorum… Erken bir doğumgünü kutlaması gibi olsun canım kedime ♥

Bir gün çook uzaklardan elimde valizimle içeri bir girdim seni gördüm!
Miniminiciktin, fazla küçüktün belli ki zalimler annenden seni çok erken ayırıp satmışlardı…
Henüz doğru düzgün yürüyemiyor, koltuklara çıkamıyor inemiyor tırnaklarınla pantolonumdan üzerime tırmanıyordun..
Seni ilk gördüğüm anı hiç unutmadım, sen benim ilk kedimsin…
İlk aşık olduğu anı unutamaması gibi insanın ben de seni eve gelip valizimi bıraktığım anda gördüğümü hiç unutmadım…
Oysa eve bir kedi gelebilir mi sorularına hayır demiştim, bir sene sonra o evden göçüp başka diyarlara gideceğimi biliyordum…
Bir öğrenci evine gelmemen gerektiğini – hele ki bizimkine- biliyordum
Ama benim tüm hayırlarıma rağmen bir gün günlerce evden uzakta iken geri döndüğümde evde seni gördüm..
Ve sana aşık oldum çünkü olmamak mümkün değildi…
Süt kokuyordu ağzın… fazla miniktin… o fazla minikliğin insanı üzüyordu bu kadar da olmaz bu kadar da küçükken annesiz bırakılmaz dedirtiyordu…
Oysa ben o zamanlar hiç kediden anlamıyordum hiç kedili bir hayat nedir bilmiyordum
Buna rağmen burada yanımızda olmak için fazla küçük olabildiğini sezebiliyordum..
Herşeyin acemiliğine denk geldin dolayısıyla…
Sen çok minik ama oldukça cabbar bir kediydin…
Ben titrek ve hiçbir şey bilmeyen sana bakmaya çalışan cebinde parası az bir öğrenciydim…
Seni getiren sana pek de fazla bakmadı işin gerçeği.. Bir müddet sonra bana kaldın güzelim… tüm güzelliğinle…iyi de oldu..
Seni ben seçmedim, adını ben koymadım, ben hayatıma sokmadım ama doğal olarak gelişen çok güzel bir şeydin…
Geceleri yanıma gelirdin, birlikte odamda kapının altını havlu ile tıkayıp uyurduk sigara dumanı gelmesin diye… Öğrenci evinin halleri işte..
Sana ne iyi mamalar seçebilecek bilgim vardı, ne de iyisini bilseydim de alabilecek param vardı…
Migrostan Whiskas alırdık iyi diye düşünüp onun parası bile zorlardı Hande ablanla bizi…
Normal süt verirdik bilmezdik inek sütü kedilere iyi gelmezmiş o zamanlar…
Hiçbir lüks eşyan yoktu, öğrenci evinde dağınıklıklarla çerle çöple oynar, mukavva kutularda yatardın…
O zamanlar iran kedisi denen bir kedi olduğunu İranlı bir prenses olduğunu bilmezdik..
Evimize arkadaşlarımız gelirdi onlar seni sevmeye çalıştıkça snobluk yapar ben iran prensesiyim dercesine herkesi patilerinle ittirirdin..
Bizim halimizi hoş gördüğün ve katlandığın için müteşekkiriz ne diyelim 🙂
O fazla miniminicik hallerinde bile en çok öne çıkan halin tavrın kaçma isteğindi…
Sürekli dış kapıdan kaçmak isterdin, kim bilir annene mi gitmeyi isterdin..
Bak bugün 13 yaşındasın hâlen dış kapıdan kaçma isteğin dinmedi…
Küçüklükten beri kuytu yerleri çok sever en olmayacak köşelere ilişir bizi evde kedi aramaktan delirtirdin..
Bunu en son tüm ev halkı olarak 2 gün önce yaşadık  🙂 ve sık sık da yaşıyoruz..
Hâliyle kaçma huyun da olunca seni seviyoruz ve kaybetmek istemiyoruz..
Sürekli telaşla kısa zaman aralıklarıyla evde dip köşe seni arıyoruz
Ve sen tüm umursamazlığınla ses dâhi çıkarmadan o köşelerde bekliyorsun
Sanki saklambaç oynar gibi seni sobelemeden kesinlikle çıkmıyorsun…
Dünyanın en şanslı insanlarından biriyim, sen benim ilk kedimsin ve hâlen benimlesin
Yanımızdan kimler geldi geçti, birlikte büyüdük ve hâlâ yan yanayız..
Üniversite okuduk, mezun olduk, İstanbulda 4 ev değiştirdik bekar hayatı yaşadık
Evlendik yanımıza kardeş kediler geldi birini yitirdik biri hâlâ bizimle…
Bir insan çocuk geldi, biliyorum seni biraz sıkıyor ama merak etme o da küçük büyüyecek…
Ve ben nasıl benimle birlikte büyüdüysen onunla birlikte de büyümeni çok istiyorum…
Güvendiğim yanım, tüylü pofuduk aşkım…
Seni kimi zaman annemi özleyince annem dedim sevdim kimi zaman minik bebeğim dedim kimi zaman arkadaşım kimi zaman kedim…
Her zaman o yeşil bilmiş buğulu gözlerinle bana baktın ve bakıyorsun…
Yanımda uyumayı seviyorsun ve fırsat bulup yanımı kapıyorsun geceleri elim patinde senin mırlamanı dinleyerek uyumayı seviyorum..
Beni herkesten çok sevmene bayılıyorum,
Başında öleceğini beklediğim zor günler yaşadık çok şükür geçip gittiler
Bir şekilde şans yüzümüze güldü ve sana hayata dair yeni bir yol ışık açtı…
Belki çok dua ettiğimdendir o zamanlar, belki reikiler yaptığımdandır sana saatlerce
Allah biliyor ya kaç gece internet başında İngilizce veterinerlik literatürlerini okuyarak sabahlamıştım..
Hiçbir şey olmadığında her şeyi bırakmıştım… Belki de işe yarayan buydu bilemiyorum..
Ama bir şeyler bulduk ve hayata tutunduk…O günlerden sonra her gün kâr bize..
Sayende bir çok şey öğrendim sayende hayatımda kedi sayfası açıldı…
Çok şanslıyım hâlâ yanımdasın..
Benim pamuk ninem artık 13 yaşındasın…
Umarım 23 olduğunu da görürüz birlikte…
Seni seviyorum Coco

Kediniz stresli mi, bir çözüm bulmuş olabilirim

Posted on

Selam millet, yazmayalı epey uzun oldu hem gözlerimle ilgili bir sağlık sorunum vardı hem de tatildeydim.

Yazılarımı takip edenler bilirler, 13 yaşındaki kedim Coco’da 1 senedir kedi aknesi adı verilen bir rahatsızlık vardı. Halen var. Bu bir senede onu hipoallerjenik mamayla beslemeye başladım, zaten kaliteli ve doğal konserve mama kullanıyordum ama sık verdiğimde mi oluyor acaba düşüncesiyle biraqz onu azalttım ve bağışıklık sistemi düşük çıktığı için farklı farklı birçok bağışıklık sistemi destekleyici ürün kullandım.

Çünkü kedi aknesinin yiyecek alerjisi kaynaklı olabileceği bilgisini bulmuştum ve oradan hareketle yol aldım.

Elma sirkeli su ile silmek iyi geliyordu ama yeniden oluşmasını geciktirse de bir iyilik sağlasa da kökten durumun oluşmasını engelleyici bir çözüm olmadı, beslenmesinde yaptığım değişiklikler de görünen o ki kökten haastalığı geçirecek bir fayda sağlamadı.

Derken Uzay ve ben anneannesinin yanına tatile gittik ve bir ay orad akaldık, kedilere eşim baktı. Ve taaa taa bu süreç boyunca Coco da hiç kedi aknesi oluşmadı çenesi tertemizdi ve biz yokken de hep öyle kaldı ay ne güzel geçti diye sevindik ve biz geri geldik ki ertesi günü akneler de geri geldi..

Böylece tatil fırsatı ile tespit etme şansına eriştik ki bu akneler stresten oluyorlar ve stres kaynağı da bizim evde olmamız. Bizim derken esasen 3 yaşındaki oğlum Uzay’ı kastediyorum 🙂

Hem enerjisel hem de yeni elde ettiği akılsal fikirsel becerilerin doruğunda olmanın zevkini yaşayan bir minik erkek çocuk olarak Uzaycığım evde sürekli oradan oraya koşturup oynadığı ve konu kedileri sevmeye geldiğinde de küçük bir tazmanya şeytanı gibi üstlerine atlayarak olsun bağırarak zorla kucaklamaya çalışarak olsun yer yer elindeki sopayla vururmuş gibi yaparak yer yer tekme atmaya çalışırmış gibi yaparak (ki bunları hiç yapmadı ve mış gibi yaparken de hep engelleniyor ama) yine de bu son derece köpek enerjisinde sürekli ses ve hareketle donatılmış canlı karşısında anlaşılan 13 yaşındaki ablamız Coco fena halde stres yaşıyor. Yani çok normal kafasının atması ve enerjilerinin barışmaması…

Bu zamana kadar yaşadığı stresi fark etmemiş olmam sanırım bir İran kedisi olmasından çünkü çok yumuş yumuş çok tepkisel olmayan her zaman kibar naif narin enerjili bir canlı ve hiç kötü bir tepki göstermedi bugüne kadar Uzay’a karşı. Akne haricinde de hiç bir psikolojik davranışsal fiziksel tepki vermedi…

Belki bizim kediler biraz daha cazgır ve tepkisel olabilselerdi Uzay da bu kadar azgınlığı ele alamayacaktı onlara karşı. Her zaman kedileri bezdirecek şekilde dolaşmıyor elbette evde, onu sürekli eğitmeye çalışıyorum ama şuan henüz anlamak için biraz küçük sanırım, biraz dominant enerjide bir çocuk ve şuan beni yani annesini biraz kedilerden de herkesten de kıskanıyor o yüzden henüz kedilerinin ne kadar büyük bir eğlence şans ve dostluk ifade edebileceğini kavrayamıyor ve ben de sürekli kedileri korumaya ve daha rahat edebilecekleri şekilde onlara alanlar yaratmaya çalışıyorum v e Uzay’ı engelleyebildiğim ölçüde engelliyorum onlara karşı…

Bu arada Uzay arkadaşlarımız olan kedili diğer ailelerin evlerine gittiğimizde veya sokaktaki beslediğimiz kedilere karşı hiç böyle değil çünkü o kedilerden çekiniyor ve yeri gelince patiyi çaktıkları için biraz korkuyor ve ölçülü davranıyor. Bizim evde de olması gerkn buydu ama kediler çok naif o onlara neler yapsa da bir küçük pati bile çakmadılar ona o yüzden de bizimki üstlerine gittikçe gidiyor. Ah bir kere şöyle hafif de olsa haddini bildirseler dengeler yerine oturacak ama…

Durum böyle olunca veterinerimizden bize bir çözüm önermesini çünkü aknenin stresten oluştuğunu fark ettiğimizi söyledik.

O da hemen Veda markasının Kot Bayoun adlı bitkisel destek hapını önerdi. Bu ürün kedilere psikolojik olarak mutluluk verici bitkilerden oluşuyor mesela içerisinde neler varmış bakalım: Motherwort, Kediotu, Melisa, Nane, Yaban sümbülü, Kekik, Tatlı yonca, Alıç, Şerbetçiotu, Sarı kantaron, Isırgan, Şakayık kökü.

Kedilerin kendini doğal olarak iyi hissetmesini sağlıyormuş, öyle uyuşukluk yaratmıyor anestezi almış gibi yapmıyor. Biraz rahatlamış ve gevşemiş hissetmelerini sağlıyormuş.

Ben ilk kez bu sabah verdim minicik bir hap şeklinde ben zaten her türlü hapı kolayca yutturabiliyorum kedilerime şanslıyım o yönden ama hani çok kolayca bunu yapamayanlar için de hap minik olduğu için çok sorun olmaz gibime geliyor.

Coco zaten yaşlı ve mizacı doğal oalrak sakin bir kedi olduğundan şuan davranışsal bir değişim görmedim çok sıcak hava ve göbüşünü açıp yatakta yattı sabahtan beri, ara ara dolaştı ama sanki biraz azıcık da olsa iştahı açıldı gibi geldi sık sık mamasına gidip gelip yiyor bu bir gösterge mi tesadüf mü bilemiyorum bizim kilo sorunumuz olmadığı için de önemsemiyorum ama bu ilacı veteriner tavsiyesi ile aldıysanız ve kediniz tombiş ise dikkat edin bi gözlemleyin derim.

Bu ürün sadece veterinerlerde ve veterinerin tavsiye etmesi ile satılıyor. Kedilerde stresi gideren, davranış bozukluklarını takıntıları birbiri ile sürekli kavga etmeyi gökgürültüsü tadilat vs gibi nedenlerden dolayı korkulu sıkıntılı ruh hallerini, işte bizimki gibi evde stres yaratan bir çocuk veya ikinci bir dominant canlı mesela köpek varsa alışma süreçlerinde yardımcı olmayı kedinin moodunu iyileştirmeyi açamlayan yardımcı bir destek ürünü.

Bakalım ne kadar yarar göreceğiz bilemiyorum eğer kullanımımız süresince akne geçerse demek ki stresi azaltıyormuş cidden diyebileceğiz ki bu yazıya 1 ay sonra edit eklerim işe yarar ise.

Böyle konularda böyle de bir ürün varmış demek için yazdım bu yazıyı ve ayrıca kedi aknesinin tamamen stres kaynaklı oalbileceğini de bilgi olarak aklınıza sokmak istedim.

Son olarak ürünü kendi sitesinde incelemek isterseniz buyurun linki : http://www.vedavet.com/urun_detay.php?grup=2&id=10

Sevgiler
Meltem

Petbesinleri.com.tr’den ne ciciler aldım? ;)

Posted on

Ürün inceleme yazılarından uzak kalmıştım ve işte bir tane yazıyorum. Petbesinleri.com.tr sitemde kendilerinden bahsetmemi rica etti ben de bu aylık alışverişimi kendilerinden yaptım ve hizmetlerinden memnun kaldığım için onlar hakkında bir yazı yazmak ve hem de aldığım ürünleri size tanıtmak istedim, kedi ürünleri seçerken birbirimizin yorumlarını okumak işe yarıyor sizden de çok soru geliyor ürünler konusunda umarım yazı beklentinizi karşılar 😉

Öncelikle neler almışım bakalım:

Ben şuan kedilerim için kuru mama olarak Brit Care Cocco ve Royal Canin’in veterinerlerde satılan reçeteli mama diye tabir edilen hipoallerjenik kedi mamasını karıştırarak kullanıyorum; neden bunları seçtim derseniz Coco’nun kedi aknesi problemi yaşadığını önceki yazılarımdan okumuşsunuzdur yaşa bağlı olarak (12 yaşında) yiyecek alerjisi hassasiyeti yaşadığını ve kedi aknesinin de bununla bağdaştığını düşünüyorum o yüzden hipoallerjenik mamayı ömürleri boyunca almayı düşünüyorum çünkü basit bir anlatımla sistemlerine girip çıkarken onları zorlamayn sindirimi çok kolay ve alerji riski olmayan bir mama bir de üzerine tadını sevdiler (kötü yanı çok pahalı ama bizimkiler 2 ayda 1 paket bitirdiklerinden sorun olmuyor) Buna ek olarak tahılsız, ama normal değerlere sağlıklı oranda değerlere sahip, doğal korunan ve sadece et kaynağı olarak ördek ve somon eti içeren ve vitamin mineral vs oranları güzel bir mama olduğu için Brit Care Cocco yu tercih ediyorum. Bu ikisini karıştırmak 12 yaşındaki kedim için de dengeli 6 yaşındaki kedim için de dengeli bir karışım olduğuna inanıyorum. Mamanın birini sadece veterinerden alabiliyorum, dolayısı ile Brit Care Cocco’yu buradan aldım, paketlenmesinden tazeliğinden vs memnun kaldım.

Yaş mama olarak aslında ilk tercihim Brit Care’in minik konserveleri oluyor ama burada bulamadım ve böylece yeni bir marka keşfetmiş oldum Nutri Feline Grain Free adındaki kedi yaş mamaları tahılsız, kaliteli ve doğal bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Ayrıca ikinci yaş mama seçimim ise Gimcat’in Shiny Cat Fillet adındaki yine kaliteli ve doğal yeni poşet yaş mamaları oldu. Özellikle Misha bunları dünyanın son günüymüş ve son yaş mamalar da bunlarmış gibi yedi 🙂

Ne zaman bizim kızlara yaş mama alsam sokağımızda yaşayan 5 senedir baktığım ve son 2 senedir oğlumun Tommy, Şamaran ve Şakir adını verdiği haylaz minnoşlarımız için de birer paket Brit marka yaş mama aldım çünkü yaş mama yapmak arada sırada onların da kesinlikle hakkı! (Keşke her gün yapsalar bütçem izin verse de o ayrı…) Britleri evdekilere vermiyorum çünkü Cococuğum alerjik yapıda tahıl iyi gelmiyor ve bunlar tahılsız değiller maalesef ki. (Minik kavanoz kutucuklardaki Brit Care olan yaş mamalarla karıştırmayın ama onlar ayrı)

Bu ayki alışverişimde ben mi yeni keşfettim yoksa bizim piyasaya yeni mi girdi bu ürünler bilmiyorum ama GimCat‘in yararlı ödül kategorisindeki yeni ödül mamalarına bayıldım. Ödül maması veririken de boş bir içeriğe sahip olmasın kedimin sağlığına katkıda bulunayım derseniz bunlar tam size yani pardon kedinize göre :)))

Ben ağız ve diş sağlığını destekleyen (Gimcat Superfoods Dental), eklem ve bağ dokuları destekleyen (Gimcat Superfoods Mobility) ve genel sağlığı bağışıklık sistemini destekleyen (Gimcat Superfoods Immunity) içeriğe sahip olan üç adet ödül maması aldım. Evde freni boşalmış kamyon gibi yiyen bir Misha var ki hepsini beğendi, çok pimpirikli ve prensipli Coco ise yüzüme baktı ama faydalı bir şey verdiğimi düşündüğüm için yersen dedim ve ağzına tıktım 🙂

Bu arada belirteyim her birinin içeriği ayrı, kendi kategorisinde kıymetli maddeler içeriyor ve katkısız yani doğal ki bu da benim kedi ürünlerinde bayıldığım bir özellik!

Coco uzun tüylü bir kedi olduğu için çok sık kullanmasam ve çok sık yani her taramada kullanılmasını önermesem de arada tüylerini yumuşartmak ve ipek gibi yapmak için kullandığım Beaphar markasının pudra formundaki kuru kedi şampuanlarından aldım. Bu tipte pudra formundaki kuru kedi şampuanları kullanırken kedinin yüzüne yaklaştırmamanız ve çok da tozutturmamanız önemli solunum yoluna gitmesin hem sizin hem de kedinizin. Ben usturupluca döküp fırçalayıp sonrada elimle tüyleri severek ve hafif pat pat yaparak havalandırıyorum ki fazlalıklar kalmasın diye.

Oyuncak olarak çok merak ettiğim görünüşlerine inanılmaz tav olduğum iki ürünü aldım bu ay; ikisi de Petstages markalı kedi oyuncakları. Biri mor tüylü minnoş bir kedi kafasına bastırılınca aynı mutlu kedilerin çıkardığı o mırrlama gırrlama sesini çıkarıyor. Bu sesi kediler duyunca opnlarda huzur ve mutluluk hissi uyanıyor diye düşünerek tasarlanmış kedinizi sakinleştirmeyi ve mutlu etmeyi amaçlayan bir ürün. Kesinlikle ses bizimkilerin dikkatini çekti. Ama henüz Uzay’dan rahat bulup doya dpya oynayamadılar çünkü o bu benim uyku arkadaşım olsun diyerek oyuncağı kaptı! :)))) Bıkınca kediler oynayabilecek anca ne yapalım 2 yaş krizi 🙂

Diğer Petstages markalı ürün ise canlı renk ve desenleri ile dikkatimi çeken kedi otlu kedi battaniyesi / örtüsüydü. Kediler aşırı bi ilgi göstermediler ama evimizde catification yani kediler için bir alan yaratma girişimlerimizde dekorasyona hoş bir hava katacak aynı zamanda hem evin güzelliğine hem de kedilere hitap edebilecek bir ürün bence tabii benim gibi canlı renkli şeyleri seviyorsanız. Ben kışın kalorifer önüne yazın balkona serebilirim diye düşündüm. Desenini çok sevdim, itiraf edeyim evet bunu kendim için aldım sanırım bazen öyle oluyor :)))))

Her aylık alışverişime eklediğim gibi bu kez de yine Gimcat Multivitamin ve GimCat Malt Soft Extra macunlarını aldım. Tatlarına baylıyor bizimkiler malt macunu yuttukları tüyleri kolayca dışkı ile dışarı çıkartmalarını, vitamin macunu da desteği hedeflese de bizimkiler o kadar seviyorlar ki onlar için sanki ödül macunu gibi de oluyor bunlar. Ben açıldıklarında hemen bitirilmezlerse bu ürünlerin biraz bayatlayabildiklerini ve tatlarının ilk açıldıkları gibi olmadığını düşünüyorum kedilerimin verdiği tepkileri göz önüne alarak. O nedenle her ay en minik boy olan 20 gr lıklarından almayı tercih ediyorum.

Ayrıca siparişim ile birlikte Petbesinleri.com.tr bana sokaktaki kedi dostlarımıza verilmek üzere bir poşet mama, zar şeklinde bir kedi oltası, Beaphar’ın bir ödül maması ve sitede de kampanya olarak belirtildiği gibi belirli meblağda alışverişlerde ücretsiz olarak gönderilen Animonda markalı dört adet kedi yaş maması hediye etti. Her online petshop bu uygulamayı yapmıyor, ama yapılınca insanın hoşuna gidiyor ne güzel diyor teşekkür ediyorum hepsi için!♥

Biraz da siteden bahsetmek gerekirse;

♥ Siparişim sonrasında email ile her aşamada bilgilendirildim yani siparişimin alındığını, hazırlandığını ve kargoya verildiğini hep email ile bilgi alarak öğrendim bu güzel bir özellik.

♥ Kargom gayet düzgün paketlenmişti hiç bir ürünüm zarar görmeden geldi bu da bence gayet olumlu bir özellikleri.

Petbesinleri.com.tr‘yi ziyaret ederseniz göreceksiniz sitede hasta hayvanlara yardım etmek için TEDAVİ YARDIMI ve barınaktaki hayvanlara yardım etmek için MAMA YARDIMI adından iki güzel bölüm var. Burada hangi canlara yardım ettiğinizi görüp takip edebiliyorsunuz, tedavilerini takip edebiliyorsunuz, barınaktakilerin ihtiyaç listelerine bakıp birşeyler gönderebiliyorsunuz. Bu bence Petbesinleri.com.tr’yi rakiplerinden ayıran çok önemli bir özellik. Duyarlı, insancıl ve vicdanlı işletmeleri hep sevmişimdir, müşterilerini yardıma ihtiyacı olan hayvanlar ile buluşturmayı hedefleyen bir köprü görevi üstlenen bu petshopu ayakta alkışlıyorum.

Çünkü çoğu zaman insanlar yaptıkları yarıdmın tam olarak kime neye ne için nasıl gidip gitmediğini bilemediklerinden o yardım yapma davranışı sekteye uğrayabiliyor. Bu şekilde hiç bir bahane kalmadan içiniz rahat gönlünüz ferah ne yapacağım nereye kime ne göndereceğim derdine düşmeden sitenini sizi çok güzel bir şekilde yönlendirmesi ile gönlünüzden geçen bütçenize uyan yardımları gerekli canlara ulaştırabilmenin kolaylığını yaşayabiliyorsunuz.

Sırf bu özellikleri nedeniyle dahi bence burası örnek olmaya ve can dostlarımızın alışverişlerinde tercih edilmeye değer bir online petshop!

Kendilerine güzel işler başarmaya devam etmelerini diliyor ve bu esnada da sitelerinin ürün gamını geliştirerek bizlere daha çok ürün seçeneği sunmalarını arzu ettiğimizi belirmek istiyorum.

Sitede çok bilindik Proplan, Hills, Royal Canin, Brit Care, N&D, Sanabelle, GimCat, Happy Cat gibi markalar mevcut oyuncak kategorisindeçok sevidğim bir marka olan Petstages‘in ve Frolicat‘in pek çok ürünü mevcut ama ben diliyorum ki sitelerine alternatif yabancı markaları, doğal kedi ürünleri markalarını da daha çok dahil ederler ve büyük bir çeşitlilik sunarlar bize.

Ayrıca biz çekilişi seven bir bloğuz değil mi, önümüzdeki özel günlerin birinde bize sponsor olup bir çekiliş imkanı yaratırlarsa da hayır demeyiz yetkililere duyurulur! 😉

2 kedi nasıl tanıştırılır?

Posted on

Selam kedici dostlarım, bu konuda o kadar çok mail aldım ve o kadar çok aynı şeyi farklı insanlara yazmam gerekti ki artık en sonunda bunu bir yazı halinde bloğa koymak istedim ki kolayca link paylaşabileyim 🙂

Birçok kedi sever 2 kedinin ilk kez nasıl tanışması gerektiğini bilmiyor ve yaygın olan hatalı durumu gerçekleştirip ( yeni kediyi direkt eve salıp eski kedi ile burun buruna getirip bırakmak) ve sonrasında da kedi cehennemini yaşıyorlar 🙂 Sorun olmaz mı olur elbette.. Hiç belgesel izlemediniz mi yeni bir aslan bir bölgenin hakimi olan aslanın bölgesine giriş yapınca neler oluyor? İşte aynısı evdeki minik kedigillerimiz arasında da geçerli, çünkü onlar da temelde feline grubundalar ve alancı, alanlarını korumayı seven ve bu konuda çok hassas olan hayvanlar.

Evde bir kediniz varsa ve onun yanına bir arakadaş kedi daha gelsin istiyorsanız öncelikle yeni eve gelecek kedi ve eski kediniz arasında bir tanışma süreci yaratmanız gerektiğinin bilincinde olmalısınız.

Kediler öncelikle KOKU sonrasında GÖRSEL olarak önce UZAKTAN sonrasında YAKINLAŞARAK ADIM ADIM BİR SÜREÇ YÖNETİMİ YAPILARAK BU SÜRECİ SİZ EVİN NABZINA GÖRE YÖNETEREK tanıştırılmalıdır.

Bunun için önce yeni kedi gereken süre boyunca bir odada kapalı yaşatılmalıdır.

♥ Yeni gelecek kediye evdebir odanızı ayırmalı ve onu gereken süre boyunca minimum 1 -2 hafta diyebilirz o odada kapalı yaşatmalısınız. Bu nedenle o odayı rahat edebileceği şekilde dekore edin bir kum kabı alın mamasını ve suyunu koyun hatta ideal bir düzende bir de kedi evi yatağı alın ve koyun. Elbette gün içerisinde birçok kez odaya girip onu sevin ilgilenin…

Burada amaç eski kediniz sizin üzerinizden yeni kedinin kokusunu alacak ve yeni kedinin kokusunu siz ile yani kendi için sevdiği bildiği olumlu bir şey olan sahibi ile özdeşleştirerek daha pozitif yaklaşacak… Ve tabii ki tersi yeni kediniz de eski kedinizin kokusunu sizin üzerinizden alacak ve onu önce henüz görmeden ve birebir tanışmadan koku yoluyla algılayacak… Bu anlamda üzerinizi değiştirmeden ve ellerinizi yıkamadan bir oraya bir buraya gidip onları doyasıya seveceksiniz ki sizin aracılığınızla taraflar koku alışverişinde bulunabilsinler…

♥ Birkaç gün birbirlerinin kokusunu böyle alınca aynı zamanda kapı altından birbirilerini koklamaya çalışacaklardır bu tipte görmeden uzaktan kokular aracılığı ile iletişim kurunca sonra sıra uzaktan görsel temasa gelemelidir. İkisinin de çok aç olduğu bir an oluşturun ve uzak mesafeden birbirlerini görerek yemek yemelerini sağlamaya çalışın.

Mesela lezzetli birer tabak yaş mamayı yeni kedi için odanın içerisinde kapıdan görünebilen bir yere koyun ama kapının dibine değil yani… Diğer mamayı da eski kedi için kapının dışında görülebilecek uzak bir mesafeye koyun.. Böylece açlık galip gelecek ve bir kaç dakika için de olsa birbirlerini görerek yemek yiyecekler… Uzun bir karşılaşma beklemiyoruz, bunu kısa kısa birkaç kere tekrarlanması öneriliyor.Böylece yemek gibi olumlu bir şeyi birbirlerini ilk kez görmek ile ilişkilendirecekleri söyleniyor.

♥ Sonrasında bu uzaktan karşılaşmaları kapının ortasında siz duracaksınız ve her iki tarafta da minnoşları ayrı ayrı oynatacaksınız bir arada dğeil ama yeni kedinin kapısının kirişinde dikilin bir eliniz içerideki yeni kediyi kedi oltası ile oynatırken diğer taraftaki elinizle de ikinci bir kedi oltası ile dış kısımda eski kedinizi oynatın… Bu esnada yakınlaşmalar olacak ama amaç iki ayrı tarafta birbirlerini görerek oynamaları… Böylece yine bir olumlu şey olan oyun ile birbirlerini ilişkilendirecekler… Bu noktada zaten kırılmalar yaşanıyor genelde… Birbirleri ile de oynamaya başlıyorlar…

Ama bazen bu noktaya gelmek çok daha uzun zaman alabiliyor her 2 kedi karşılaşması kendine özel bir zamanlama gerektirebilir… Kimi 2 kedi 1 haftada kaynaşabilirken sizin kedileriniz için durum 3-4 haftayı bulabilir.. Ama genel olarak doğru bir süreç yönetimi ile ilk tanışmaları sağlamak ve sonrasında da onların iletişimlerine izin vermek mutlaka alışmalarını sağlıyor…

Baktınız koku+ yemekte uzaktan buluşma fasıllarının ardından sizinkiler halen kapı açılınca saldırgan birmoda geçiyorsa önceki süreöleri tekrarlayıp daha uzun süre vermeniz iyi oalcaktır…

Burada amaç çok alancı varlıklar olan kedilerin yavaş yavaş tanıştırılarak alanlarını paylaşmaya bir nebze olsun razı gelmelerini sağlamak…. Bir anda yeni kediyi eve saldığınızda eski kediniz için son derece felaket bir kriz durumu yaşatmış oluyorsunuz. Kendini bir anda düşman hattının ablukası altında buluyor eski kediniz.

Bu yeni eve gelen kedi için aslında daha kolay bir durum o keyifle yeni alanı keşfediyor, tabii eski kedinizin dominantlığı ölçüsünde tatsızlıktan payını alıyor olabilir ama onun savunacağı bir alan yok o keyifle geliyor ve keşfediyor hatta üzerine oturuyor alanın…

Amaç her iki kedinin de alan bazında olumlu bir deneyim yaşamaları tanışırken….Bir anda yeni kediyi eve bırakmak bu durumun en negatif hali oluyor sanırım anlaşmışsınızdır. Ama bir tanışma süreci yaratır sabır edip emek vererek 1-2 haftayı bu olaya ayırırsanız bu karşılaşma geçişleri daha yumuşak yaşanıyor.

♥ Şunu unutmayın bu süreç dahilindeki tanışmanın sonrasında da kendi aralarında dominant kim belirlenecek ve bunun için tabiri cazise sidik yarışları olacak… Ev köşelerinde pıhh pıhhlaşmalar, hafif kabarmış tüylerle ulur gibi senin haddini bildiririm ben naraları atıp atıp dağılmak…Birbirilerinden pek hoşlanmamak…Sizi ölesiye kıskanmak gibi gibi… Yani her süreç kendine özeldir ama biz cici insanlar bir tanışma süreci yarattık diye herşey sonrasında güllük gülistanlık olacak diye bir şey de yok… Hıı öyle de olabilir o zaman şanslısınız demektir 🙂

Ama olmazsa da normal demek istiyorum nitekim benim güllük gülistanlık olmamıştı … Sonrasında çekişe çekişe evin dominantı belirlendi ve sonra her kedi evdeki konumunu alan üzerindeki hakimiyetini anladı sular duruldu… Bu tanışma sürecinin faydası çekişmelerin daha yumuşak geçişler ile olmasını sağladı hiç akut bir kedi kavgası yani birbirilerine direkt feci bir saldırı şeklinde bir olay yaşanmadı… Bunu sağlamak yani asıl amaç olmalı… Elbette biraz çatışma yaşanacak buna hazırlıklı olun ve akut kavga olmadan da müdahale etmeyin çünkü o da bir iletişim aralarındaki…

♥ Bir diğer önemli nokta da evde bol bol alan yaratmalısınız ki kediler kendilerini güvende hissedebilsinler ve her hareketlerinde karşılaşmak zorunluluğunda kalmasınlar mesela çok katlı bir tırmala ünitesi bu anlmada çok iş görür bunlardan 2 odaya alsanız ve birkaç kedi rafı alsanız bir kediniz yükselkelerde takılırken diğeri yerdeki hakimiyetini gönül rahtlığı ile sürdürebilir domine edilecek bol bol mekan yaratmış olursunuz bu da evdeki gerginliği azaltır. Mesela şu tipte tırmalama üniteleri https://www.google.com.tr/search?q=how+to+introduce+2+cats&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwjiguuF3P7TAhXDVSwKHWr9ANcQ_AUICygC&biw=1536&bih=736#tbm=isch&q=%C3%A7ok+katl%C4%B1+kedi+t%C4%B1rmalama+%C3%BCnitesi

♥ Belirtmek istediğim başka bir nokta ise yeni kedinizi odada kapalı tuttuğunuz süreçte diyelim ki o 1-2 haftada ilk tedavi ve aşılarını yaptırmaya çalışın çünkü kendi hasta olmasa bile taşıyıcı olabilir.. Evdeki eski kedinizin sağlığınıkorumaktan sorumlusunuz… Mutlaka akut oalrak karşılaşmadan önce iç ve dış parazit tedavilerini ve ilk birkaç aşısını yaptırmış olun yeni kedinizin… Gerekirse bu uğurda burun buruna gelme noktasını uzatın sürecin… Ben sokaktan eve sahiplendirmek amacıyla alıp sahip beklerken kendi kedilerim ile tanıştırdığım bir bebek kediden bu açıdan büyük bir ders almıştım kendisi çok sağlıklı olmasına karşın evdekilere calici virus yani kedi nezlesi bulaştırmıştı çünkü ben hiç bir tedavisini yaptırmamıştım zaten 1-2 haftaya gidecek diye.. Ve evdeki kedilerimin iyileşmesi 1 ayı buldu çook hastalandılar… Bundan sonra da asla o şekilde karşılaştırmadım onları diğer misafir kedilerle…

Elbette çok kısa bir tanışmanın ardından can ciğer kuzu sarması olan kediler de var ama genelde kedileri tanıştırmayı bir süreç dahilinde yapmak alancı varlıklar oldukları için iyi bir fikirdir… Kedilere fısıldayan adam Jackson Galaxy de bu fikirde… Yanlış tanıştırılmış ve evi kan gölü götüren sorunlu iki kediyi de genelde programında bu yöntemleri en baştan uygulayarak düzeltiyor… Sonunda sarılıp uyyuan kedilere dönüştürüyor…

Her zaman iki bebek kedinin tanışması çok kolaydır hatta direkt oynamaya başlayabilirler hiç sürece gerek kalmayabilir bu nedenle zaten en baştan iki bebek kedi sahiplenin en kolayı ve kediler için en iyisi bu diyorum… Sonradan yetişkin olduklarında yabancı kedilerin tanışması sorunlu olabiliyor ama bu gibi durumlarda da birinin kendini idame ettirebilecek büyüklükte mesela 4-5 aylık bir bebek olması daha işe yarayabilir…

Ben bu durumların her 2 şeklini de yaşadım bu yöntemleri öğrenmeden önce direkt eve salarak tanışmak zorunda bıraktığım kedilerim de oldu… Sonuçlar mutlaka alıştılar evet ama süreç daha zorlu geçti, biri sinirden gastrit oldu 3 ayda anca iyileşti kusup duruyordu… Ama bu yöntemleri uygulayarak biraz daha yumuşak geçişlerle tanıştırdığım kediler de oldu… Ben o yüzden süreç yönetimini öneririm…

Bu konuda çeşitli kedi ürünlerinden de yarıdm alabilirsiniz mesela kedi nanesi catnip kedi otu da deniyor… Kediler catnipi koklayınca beyinlerinde mutluluk hormonu salgılanıyor bu olumlu hali tanışmalarsa kullanabilirsiniz… Örnek ürün https://www.juenpetmarket.com/petstages-catnip-kedi-otu-tozu-14-gr-u-16844?gclid=CI2xs57n_tMCFUMTGwodVZAFPg

Ayrıca evdeki eski kediniz çok atarlı bir tipse onu b vitamini takviyeleri ile asabiyetten uzak tutmanız veya bayıltıcı gibi olmadan hafifçe sakinleştiren ürünler kullanmanız süreci kolay atlatmanıza katkı sağlayabilir.. Mesela http://www.mamasepeti.com/beaphar-calming-sakinlestirici-kedi-odulu-35-gr?gclid=CLTvtJ_o_tMCFQEG0wodtQ0B6w

http://www.petburada.com/natur-brewers-yeast-kedi-icin-sarimsakli-maya-tableti

Ben dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım ama şu 2 video da çok yardımcı olacaktır size:

Elma sirkesi ve kediciklerimiz için say say bitmeyen yararları!

Posted on

Bir süre önce kedi aknesi olan kedim hakkında yazmıştım, bu süreçte birçok bağışıklık sistemi desteği ürün keşfetme ve deneme şansım oldu. Bu ürünlerden bir ikisi cidden çok da işimize yaradı ama kedi aknesini yenmede esas fark yaratan faydayı kesinlikle elma sirkesinden gördük diyebilirim.

Google’a girip ingilizce olarak apple cider vinegar for cats diye araştıracak olursanız sayısız kaynağa ulaşabilirsiniz. Apple cider vinegar elma sirkesi demek ingilizce. Ben de kedi aknesini araştırırken elma sirkesi karşıma çıktı ve oradan doğru bir ton şeye iyi geldiğini keşfetmiş oldum bu insanlar için de aynen böyle kediler için de..

İlk olarak kendi deneyimimi paylaşmam gerekirse, elma sirkeli su ve pamuk ile kedi aknesinin temizlenmesi o bölgenin dezenfekte olması cildin derinlemesine temizlenmesi için çok iyi oluyor. Hakikaten de kedim Coco’nun bir hayli gelişmiş boyuttaki çene bölgesindeki aknelerini bir müddet her akşam bir kahve fincanı suya 2 çay kaşığı kadar elma sirkesi koyduğum su ve büyük disk pamuklar eşliğinde temizledim bir süre sonra kedi aknesinin hızla gerilediğini ve o bölgenin kolayca yağlanmadığını gördüm.

Elbette hemen akabinde yaş mama yemenin de onun bu aknelerini coşturduğunu keşfettim yaşı 12 ve sanırım ne kadar doğal ve iyi mamalar da versem yaş mama olarak bir şekilde bünyesine ağır geliyor.. Yaş mamayı tamamen kesip düzenli olarak elma sirekli su ile akneli bölgeyi temizlediğimde kedi aknesi tamamen kayboldu.. Bir de bu esnada Milk thistle & beta glukan adlı şu bağışıklık sistemi ürününü de kullandık http://www.petburada.com/natur-milk-thistle-beta-glucan-complex-destekleyici-90-tablet

Elma sirkesinin su ile seyreltilerek kedi aknesini yok etmede çok etkili olduğunu öğrenmiş oldum bu benim deneyimlediğim kısmı…

Ayrıca sizlere yabancı kaynaklarda okuduğum diğer iyi geldiği şeyleri de derleyip yazmak istedim.

Elma sirkesinin iyi geldiği belirtilen diğer kedi hastalıkları arasında idrar yolu tıkanıklıkları ve enfeksiyonları, alerjiler, astım, solunum yolu hastalıkları ve deri ve tüy problemleri yer alıyor. Ayrıca iç ve dış parazitler için de etkili olduğu belirtilmiş. Denemediğim için bilemeyeceğim yazılanları / okuduklarımı aktarıyorum şuan. Ama dış parazitler özellikle de pireler için nasıl kullanılması gerektiğini anlatan şöyle bir görsel var eklemek isterim:

Tabii ne kadar etkili bilemiyorum bir müddet deneyen varsa sonuçları bizimle paylaşırsa harika olur…

Ayrıyetten şunu da belirtmek isterim ki kediler sirke kokusundan hiç ama hiç hazzetmezler bir yerden gitmelerini mi istiyorsunuz gelmemesini mi istiyorsunuz orayı sirke ile silin derler ki bu çok doğru…Yani elma sirkesinin yararlarından nimetlenirken kedilerimize zor zamanlar yaşatacağımız gerçeğini belki de önceden bilmeli ve kabullenmeliyiz… Ben de Coconun çenesini elma sirkeli su ile temizlerken epey zorlandım daha doğrusu Coco zorlandı her yapışta inanılmaz nefret etti sonrasında 5 dk boyunca sinirleri bozuldu tiksindi salya akıttı ve kaçtı benden ama 1 saate tatlıya bağlanıyorduk ve etkisi de bu eziyete değdi bizim için…

Diğer hastalıklar konusunda internette çok içten ve başarılı iyileşme hikayeleri okudum ama denemedim sadece amacım burda bir bilgi aktarımı sağlamak kullanıp kullanmamak size kalmış ve elbette veterinerinize danışarak bu gibi durumlarda kullanmanızı önemle belirtmek istiyorum.

Hastalıkların yanı sıra elma sirkesi parlak ve sağlıklı tüyler için ve eklem kemik problemi yaşayan kedilerde ağrı ve yangıların hafifletilmesi için de başarılı bir destekmiş.

Genel olarak kullanımı bir kap suya yarım çay kaşığı kadar, su kabını sabah akşam yenileyin deniyor.. Ama baktınız içmiyorsa sirkeli sudan kesinlikle o halde yaş mamasına dörtte bir çay kaşığı eklenebilir deniyor. Onu da yemediyse sirkenin kokusunu alıp o halde bir bardak suya aynı miktarı katıp bir şırıngaya çekip 1-2 kez içirin günde deniyor. Bir süre uygulayınca faydası görülüyormuş.

İngilizce bilenler için okuduğum linklerden bazılarını paylaşmak isterim:

Burda idrar yolu hastalıklarında nasıl fayda sağladığı ve kullanımı anlatılıyor

https://www.vetinfo.com/effective-apple-cider-vinegar-acv-feline-uti-treatment.html

Bu linkte ise kedisi FIP olan ve FIP e bağlı böbrek yetmezliği yaşayan bir insanın elma sirkesi ile kedisinin nasıl da iyileştiğini anlattığı kişisel deneyim yazısı bloğundan

http://murphyscats.blogspot.com.tr/2008/11/domino-cat-saved-by-apple-cider-vinegar.html

Bu yazıda ise pireleri uzaklaştırıcı sprey olarak nasıl hazırlanıp kullanılmalıdır onu anlatıyor

http://www.petmd.com/parasites/apple-cider-vinegar-for-fleas

Son olarak şunu belirtmek isterim ki elma sirkesinin sağlığa yönelik etkilerini bir holistik destek olarak deneyimlemeye karar verdiyseniz lütfen marketten gidip en ucuz olan fabrikasyon elma sirkesini almak yerine, organik ve geleneksel yöntemlerle üretilmiş elma sirkelerini tercih edin. Mesela ben elma sirkemi İpek Hanım Çiftliğinden sipariş vermiştim onlar en doğal şekliyle eskiden ninelerimizin hazırladığı şekliyle elde ediyorlar elma sirkesini böyle yerler var veya organik elma alıp diğer malzemeleri de iyisinden seçerek sabırla evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz en şahanesi belki de bu ama acilen kullanmaya başlamak istiyorsanız elbette bekleme süresi olan evde yapmanız şıkkı size şuan için uymayabilir. Bahsettiğim türde bir elma sirkesinin çok daha açık şekilde yararlı olacağını belirtmeme gerek yok sanırım 😉

Ayrıca elma sirkesi insanlar için de oldukça yararlı etkilere sahip vücudunuzu alkali yapmanın yanı sıra birçok rahatsızlığa iyi gelen bir ürün kendiniz için de araştırıp kullanmaya başlamanızı öneririm.

Coco gibi kedi aknesi yaşayan kedilerin sahiplerine ise kesinlikle denemelerini öneriyorum. O çenedeki apseleri ve siyah noktaları sivilceleri yaraları temizlemek ve hijyenik tutmak için taa Amerikalardan bile ürün getirtmiştim akrabamdan rica ederek ama meğersem çözüm mutfak dolabımın içerisinde beni bekliyormuş… Bilgi şükür ki doğru zamanda geldi de burnumun dibindekini keşfedebildim 🙂

Elma sirkesi konusunu veterinerinizle konuşmanızı, bu konuda sohbetler etmenizi onların fikirlerini de öğrenmenizi hatta bilmeyen varsa yazımı ve dolayısıyla aslında linklerini verdiğim ingilizce yazıları okumalarını rica etmenizi dilerim ♥

Kedinizin sağlığı konusunda kullanacağınızın şeyleri mutlaka veterinerinize bildirmenizi öneririm ve yazıyı doğru okumanızı elma sirkesini asla kedinize direkt olarak vermemenizi mutlaka su ile bolca seyrelterek kullanılması gerektiğini belirtmek isterim..

(Böyle çok çok bişeyler belirtmek istemezdim ama ne yorumlar geliyor bi bilseniz, arkadaşları kendilerinden korumak adına bikaç şey belirtme ihtiyacı duydum son son)

%d blogcu bunu beğendi: