RSS Besleme

Category Archives: Veterinerler

İyi bir veteriner seçmek ve interneti kedilerimiz için kullanmak üzerine…

Posted on
Bloğumun bazı ziyaretçileri, en az bu kadar şaşkınlar!:)

Bloğumun bazı ziyaretçileri, en az bu kadar şaşkınlar!:)

Kedilerimizle yaşarken internetten ne ölçüde ne nitelikte faydalanmalıyız?

Sevgili kedisever dostlar, bu yazıyı da yazmak bir ihtiyaç dahilinde oldu ya valla hem şaşırıyorum hem de gülüyorum!:)

Öncelikle teşekkürlerimle, blog yazılarımı okuduğunuz bana güzel yorumlar gönderdiğiniz hatta sorular sorarak önemsediğiniz ve burayı popüler bir kedi bakımı durağı haline getirdiğiniz için! Ben bile blog açayım derken bu kadarını tahmin etmiyordum demek ki iyi niyetle yapılan güzel işler bir yerde hep gönüllerdeki karşılığını buluyor!:)

Ruh hali yerinde ve akıllı okuyucularım için bu yazı biraz manasız olacak ama ben yine de yazmak istedim belki çevrenizde bu tip soru ve kafa karışıklıklarıyla dolu insanlar vardır onlara ta vsiye edersiniz de okurlar…

Şimdi nereden başlasam, bloğuma her gün birçok yorum ve sorular soran mailler geliyor. Ben de elimden geldiğince bunları yanıtlamaya çalışıyorum. Öncelikle belirteyim ben VETERİNER değilim.

Bazı kişiler kedilerinin kan tahlillerini efendim röntgenlerini onları bunları ekleştirip mailler gönderip ne yapayım diye soruyorlar. Ben yine de bu mailleri dahi cevapsız bırakmamaya çalışıyorum ve tabii ki bir tedavi önerip uygulayamayacağıma göre durumu genel olarak anlayıp iyi bir veteriner bulun içiniz rahat etmiyorsa birkaç veterinerden görüş alın biraz internette araştırma yapın ve sonrasında da veterinerlerin dediklerine güvenip onları uygulayın diyorum.

Ne diyebilirim ki daha allah aşkına? Kimi insanlar acizliklerini ve bilgisizliklerini veya buhranlı ruh hallerini sizin üzerinize yıkmaya çalışıyorlar!Yazık ki ne yazık….

Veteriner ismi soranlara kendi veterinerlerimi tavsiye ediyorum (birebir deneyimlediğim ve memnun olduğum için), ama vay efendim biz çok uzağız oraya getirtemeyiz ille buralara yakın birini söyleyin bize diyenlere de ne yapayım kendi veterinerlerime sorup o bölgede tanıdıkları varsa bir isim almaya çalışıyorum yine tamamen soranlara az biraz olsun yardımcı olmak adına…

Bu yardımsever tavırlarıma rağmen yine de bazen kötü yorumlar ve geri dönüşler alıyorum. Sanıyorum ki bu tip geri dönüşleri yazanlar ya ruh sağlığı yerinde olmayan akıl ve mantık süzgecinden olayları geçiremeyen kişiler ya da biraz kötü bir tabir ama durumu iyi anlattığı için kullanacağım “beleşçiler”!

Evet hayvanseverler arasında maalesef bunlar da var, evcil hayvan besliyor ama bir rahatsızlığı olduğunda veterinere götürüp gereken testleri tedavileri yaptırmaktansa oradan buradan bir ilaç ismi birşey öğrenip para harcamadan hayvanı kendisi tedavi etmek isteyenler…

Her madalyonun 2 yüzü vardır elbette…

Confused cat
Size baya dert yandım asıl konuya gelelim.

Kendi bakış açımdan kedileriniz için internetten ne kadar yararlanmalısınız madde madde yazacağım…Ben böyle yapıyorum size de böyle yapmanızı öneririm.

1. Öncelikle internette kedi bakımı, beslenmesi ve sağlığı konusundaki engin ve derin kaynakların hepsi İngilizce. İngilizce biliyorsanız üşenmeyin biraz araştırma yapın bilgiyi ilk elden öğrenin. Bilginin elden ele yalana dolana bulanarak dolaştığı herkesin eklerken bir yerinden çekiştirdiği forum sayfalarındaki karşıklı konuşmalara itibar etmeyin.

2. Bu sitelerde duyduğunuz birşeyler varsa hemen onları ilk elden bir araştırın bakalım doğru muymuşlar?Ama ne yazık ki bizim insanımızı üşengeç hap gibi gerçek ağzına düşsün istiyor. Bir yerde bir şey okudu mu ona hemen inanıyor “muhteşem bilgi” muamelesi yapıyor. Biraz kuşkuculuk yerindedir ve iyi bir şeydir. Ben size paranoyak olun demiyorum sadece duyduğunuz bilgilerin kaynağını araştırın doğrulayın diyorum. (Bu kapasitede olduğunuzu düşünüyorum açıkçası ya da düşünmek istiyorum!)

3. İngilizce bilmiyorsanız pek tabii ki önünüzde büyük bir engel oluyor ama bu durumda mesela bana sorabilirsiniz şöyle bir konu duydum aslı nedir araştıramıyorum çünkü İngilizce bilmiyorum yardım eder misiniz diyebilirsiniz ben de kişisel yoğunluğuma göre müsaitsem size yardımcı olur o konuyu araştırabilirim. Ama tabii daha iyi bir seçenek mutlaka ailenizde bir İngilizce bilen vardır alın onu gel canım birlikte seninle internette bir araştırma yapalım deyin!:)

4.Benim yazdıklarım içerisinden dahi aklınıza yatmayan olursa araştırın demek istediğim öğrendiğiniz her bilgiyi araştırın doğrulayın ağızdan ağıza sakız olmuş bilgilere hemen atlamayın bi durun bi düşünün allah aşkına beynimiz saksı değil bunun için verildi bize!:) Mesela ben buraya yazdıklarımı birebir kendim araştırıyorum veya deneyimliyorum ama burada yazdıklarımı biri bir forumda üzerine 3-5 farklı fikir ve yorum ekleştirerek bambaşka bir halde yazabilir. Siz de okuyup direkt ona kanmayın ilk elden temiz ve doğru bilgi kaynaklarına ulaşın!

kedilibirhayat3

5.Kediniz hasta olmadan daha iyiyken hemen ilk iş kendinize güvenebileceğiniz iyi bir veteriner bulun. Bunu nasıl ayırt edeceğiz peki pazardan meyve mi seçiyoruz ayol diyebilirsiniz,

işte benim iyi bir veteriner için kriterlerim:

Size hayvanınızın durumu hakkında eğer hastaysa hastalığı hakkında detaylı bilgiler veren anlatmaktan bilgi paylaşmaktan üşenmeyen.
Bir sorunuz olduğunda veya evde bir durum oluştuğunda telefonla aradığınızda rahatlıkla ulaşabileceğiniz, ulaşamadığınız bir an olursa sonradan muhakkak size geri dönüş yapan.
Kedinizin sağlık durumunu iyi veya kötü olsun sizinle birlikte önemseyerek takip eden, aklında bulunduran. Aaa senini kedin kimdi ya gibi her seferinde ilk kez görüşüyormuşsunuz gibi bir muamele yapmayan!
Kendini geliştiren seminerlere katılan, internetten bilgi araştıran ve öğrenmenin sonu olmadığına inanan.
Siz bir fikir, öneri veya yeni bir bilgi ile ona gittiğinizde sizi dinleyen bu fikri ve düşünceyi paylaşan.(Kabul eden demiyorum tabii ki bu işin eğitimini almış kişi o, ama egosundan arınarak o bilgiyi süzgeçten geçirmeye istekli olmak anlamında paylaşmak diyorum.)
Kedinizle arası iyi olan, hayvanlara yaklaşımı yumuşak ve naif.Enerjisini hayvanların durumuna göre ayarlayabilen kişisel farkındalığı yüksek bir insan olmalı.
İyi niyet! En önemlilerinden biri de bu, valla benim başıma geldi önceki gittiğim bir veteriner ofisinde kocaman bir duvar diplomalarla dolu olmasına rağmen hatta bu veteriner İstanbul’un en lüks semtinde büyük bir klinik işletiyor basit bir yiyecek allerjisini tespit edemediği gibi beni aylarca parasal olarak resmen inek gibi sağdı günahı boynuna diyorum. Bu diplomalara sahip bir veterinerinm yiyecek allerjisi gibi basit bir rahatsızlığı teşhis edip tedavi edemeyceğine elbette inanmıyorum o resmen ve alenen kötü niyetli biriydi her ay 1000 TL’ye yakın tedavi masrafı almak tabii ki ona iyi geliyordu! Bu nedenle iyi bir veteriner seçmek çok önemlidir. ( Bu arada o her ay 1000 Tl’yi 2007/2008 yılında veriyordum öyle düşünün)

Ve iyi bir veteriner lüks bir klinik veya hayvan hastanesi ile asla bağdaştırılmamalıdır! Tabii ki veterinerin sizi sağa sola yönlendirmemesi sizin de gezip durmamanız bir yere gidip tüm testleri ve işlemleri uygulatmanız için iyidir eyvallah. Ama mütevazı kliniklerinde hayvan severlere kısıtlı şartlarla da olsa hizmet sunan ne cevher pırlanta gibi veterinerler var. Maddi yetersizliklerinden kliniklerinde her büyük alet yoksa bile, sizi öyle bir tedavi gerekiyorsa tanıdıklarına yönlendiriyorlar ama bu durumda da sürekli yanınızda olmaya devam ediyor ve tedaviyi değerlendirmeyi yine kendileri üstleniyorlar demem o ki başkasına yönlendirip de bırakmıyorlar…

Kötü niyetli ve paragöz veterinerler ayrıca hiç bir şey bilmeyen boş bakan son derece bilgisiz veterinerler ne yazık ki ülkemizde çok fazla var!

Ben paranoyak değilim bunları kişisel olarak en az 4 kötü veteriner vakkası yaşamış geçirmiş bu uğurda bir kedimi ölüme teslim etmiş biri olarak konuşuyorum. Bu nedenle veteriner seçimi yapmak evcil dostunuzun uzun ve sağlıklı bir ömüre sahip olması için çok çok önemli.

Elbette hher meslekte böyle çürük elmalar var ama burada konu dostlarımızın sağlığı ve canı olduğu için bu meslekteki çürük elmaları ayırt etmek çok çok önemli!

Tabii ki moralinizi bozmayın bunların yanı sıra son derece bilgili, gönülden hayvan seven, işini iyi yapan , özünde iyi bir insan olan ve egosundan sıyrılmayı başarabilmiş veterinerlerimiz de var ve böyle birini bulunca sakın bırakmayın!:)

Tüm bunları nasıl ayırt edeceğiz biri hakkında bu kadar bilgileri nasıl biranda edineceğiz derseniz cevabım elbette yavaş yavaş. O yüzden diyorum dostunuzun hastalanmasını beklemeden iyi bir veteriner arayışına girin diye. Bir parazit hapı yutturmak olsun bir tırnak kestirmek olsun bir pire damlası yaptırmak olsun böyle aslında evde kendinizin de belki yapıyor olabileceği işlemleri bir basamak olarak görebilir tanımak istediğiniz veterinerle haşır neşir olmak için fırsat olarak kullanabilirsiniz. Kliniğine gidip geldikçe bir dostluk geliştirebilir veya karşıklı iletişim kurarak sorular sorarak genel yaklamışını çözebilirsiniz. Biraz farkındalık sahibi ve algısı yğksek bir insan olmalısınız sadece bu konuda değil hayatın genelinde size büyük bir kazanım olur!

İyi bir veteriner bulduysak, konumuza devam edelim.

funny-pictures-mother-cat-is-confused

6. Kedimiz hastalandığından önce hemen veterinere götürmeliyiz çünkü çok basit gibi görünebilen şeyler bile önemli bir hastalığın biranda hayvanı düşürecek kötü bir durumun habercisi olabilir bunu bilemeyiz. Veterinerimizden bilgi alalım kedimize ne oldu neden oldu nasıl tedavi edilecek bu konularda sorular sormaktan çekinmeyin siz kedinizin sahibisiniz bunları bilmek en doğal hakkınız bence sormamanız büyük ayıp zaten ne o öyle ilgilenmiyormuş gibi?

7. Veterinerimizden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda daha fazla merak ettiğimiz, içimize sinmeyen birşeyler varsa bunu internette araştırmakta serbestiz. Ama Türkçe araştırma yapmayın saçma sapan alakasız ve niteliksiz bilgiler çıkıyor maalesef durum bu bilim ve bilgi artık bizim ülkemizden uzak kavramlar biz geriye gidiyoruz çünkü büyük bir hızla. İngilizce araştırma yapın ve araştırma yapmayı bilmiyorsanız önce bir onu öğrenin. ( Bu konuda detaylı başka bir yazı yazacağım çünkü bunu öğrenmesi gereken çok insan var kendi araştırma kaynaklarımdan bazılarını açıklayacağım.)

8. Hiç içimiz rahat değilse kedimizin hastalığında ve tedavisinde kötü hissettiğiniz şüpheli buldupunuz veya tedavi olsa da bir türlü iyileşmeyen garip bir takım durumlar, veterinerin yaptığı yuvarlak müphem açıklamalar varsa mutlaka ama mutlaka tanıdığımız başka veterinerlerden de kedimizi muayene götürerek görüş alalım. Bunu da yapmak ayıp bir şey değil, ne var başka bir görüş alıyhoruz alnımız açık kötü bir şey yapmıyoruz zaten yiğidin malı meydandadır sizin başka veterinerlerden de fikir aldığınıza kızan bir veterineriniz varsa iyi nyetinden ve egosundan şüphelenin.

9. Kediniz hasta olduğunda veterinere götürmeden sadece internetten araştırma yapıp bilgi bulup tedavi ederim ben evde bunu umuduna kapılmayın. Bunu yapmayın basit bir şey de olsa belki o anda muayene de başka bir durum daha ortaya çıkacak siz kedinizi veterinere götürün. Araştırmayı ise kendinizi daha bilgili kılmak için, farklı bir yön ve bakış açısı öğrenmek için yapın. Yeni öğrendiğiniz şeyler olursa bunları veterinerinizle paylaşın ve konuşun fikir alın düşüncelerini öğrenin.

Ama deneyimlerimden kaynaklanarak söylüyorum kedinizin önemli veya belirsiz bir rahatsızlığı olduğunda da sadece vetyerinere götürdüm tedavisini oluyor diye kafanızı olaydan kopartmayın. Size iyi bilgi verilmediyse veterineriniz size hasdtalık ve tedavi ile ilgili birşeyler anlatmadıysa bilgi edinmek adına internete mutlaka başvurun. Hatta öğrendiklerinizi açın telefon veterinerinizle de konuşun. Siz bana bilgi vermediniz ama ben merak ettim bunları araştırıp buldum benim kedimin durumu hakkında bu bilgiler üzerinde konuşalımmı deyin. Size baş belası gözüyle bakanlar olabilir ama ben her zaman sorumlu bir kedi sahibi olacaksam baş belası olamyı da göze alırım! Beni öyle görenlerin ayıbıdır bu hiç önemsemem sorularımı sorar konuşma talep ederim. Her zaman şeffaflık ve konuşma hem sizde hem de veterinerinizde olması gereken önemli 2 özelliktir! Bu arada tabii ki basit bir göz iltihabında bir damla verilip de veterineriniz geçer 1 hafta kullan dediği bir süreçte ve durumda neyin araştırmasından bahsediyoruz herşeyi araştırın demiyorum kafayı yemeyin bu konuda da!

Benim ölen kedim ben veterinerimizi hiç sorgulamadım diye bu durumları yaşamıştı. Halbuki o zaman veteriner kedimin hastalığı konusunda hep müphem konuşuyor bir türlü tam bir teşhis söyleyemiyor ve habire de çok ağır ilaçların kullanıldığı bir tedavi uyguluyordu. Ben de o zamanlar bu kadar bilgi ve deneyim sahibi olmadığımdan o veterinerdir ne dese ne yapsa yeridir gibilerinden düşünerek tedavi sürecini ve hastalıkları hiç sorgulamıyor ve internette araştırma veya bir veterinere daha götürme gibi aksiyonları yapmıyordum.

Meğersem işte basit bir yiyecek allerjisi olduğu ortaya çıkmıştı çocuğumun mamasını değiştirse geçecek bir hadise için 6 ay antibiyotik ve kortizon tedaivisi görmüştü ve uzun vadede de vücudu yıprandığı için öldü o tedaviler ve o tedavileri uygulayan veteriner yüzünden.

6159452_700b

Tesadüfen o zamana denk geldi evlenmem ve Nişantaşından taşınmam Anadolu yakasına ve dolayısı ile mecburen veterinerimizi değiştirmiştik allahtan! Önce Ömer Bey ile ve sonrasında da onun tavsiyesi ile kendisi şehir dışına gidecekti, Tansu Hanım ile tanıştık ve Çileğim ölümün kıyısından dönerek 3 yıl daha sağlıklı bir şekilde sayleerinde yaşadı. Hemen yiyecek allerjisi tespiti yaptılar amma değiştirdik ve olay bitti arkadaşlar ilaç bile kullanılmadı. İşte eğer ben bu değerli veterinerlere allah her ikisinden de razı olsun- daha önce karşılaşsa idim Çileğim ilk rahatsızlandığında en başktan kısa ve kolay bir tedavi ile iyileşecekti ve daha uzun yaşayacaktı o ağır ilaçları vücuduna hiç almamış olacaktı…Kader… Ben de bu olaylar neticesinde sorgulamaya, bilgileri her daim araştırıp doğrulamaya farklı görüşler alamaya önem verdim ve bugünkü bakış açıma sahip oldum…

Bunları her zaman aktarmayı bir borç biliyorum tüm hayvanseverlere… İstiyorum ki siz bir yerlşerde kasap gibi çalışan o kötü veterinerlerin kurbanı olmayın bir evcil dostu kaybetmenin acısı çok büyük çünkü…Kötüleri ayırt edin, iyi ve dürüst veterinerlere yönelin…Bilinçli olun, algısı yüksek bir insan olun kapasitenizi zorlayın yan gelip yatmayın!:)

Bu arada tabii ki herkes her şeyi bilecek diye bir şey yok, iyi bir veteriner de alemi cihan olsa dahi herşeyi bilemeyebilir eksik kalmış yönleri vardır ama bunu gizlemez sizi doğru yönlendirir bilmemek değil öğrenmemek ayıptır mantığında olur.Olmalıdır…bu demek istiyorum..

10. Mama konusunda ülkemizde büyük bir açık var hatta biz kullanıcılardan önce veterinerlerin sağlıklı ve doğal mama kavramları ile tanıştırılması ve bilgi aktarılması gerekiyor. Ama bir yandan da ülkemizde büyük bir bilinç kapalılığı var çocuğunuza gün aşırı hamburger laıp yediriyorsanız kedinizi de neden teknolojik kimyasal maddelerle katkılı bir yemle beslemeyeyim ki bizim yediklerimizde de var diye düşünebilirsiniz doğaldır yani…

Sağlıklı mama konusunu yabancı sitelerden mutlaka ve her daim araştırın bilgiler edinin sürekli güncelleniyor bilgiler geri kalmayın…Kullandığınız mama neden sağlıklı ve doğal veya neden kötü bunu ayırt etmek için önce öğrenmelisiniz bu bilginin en balından öğreneceksiniz ezbere bu işyi bu kötü değil… Yoksa biri bir gün kullandığınız mama hakkında bir soru sorar öylece kalırsınız….Bu nedenle ben araştırdığım için mesela Acana konusunda beylik yanlış fikirlere cevap verebiliyorum…Yoksa mamayı üreten değilim satan değilim hele formule edip de bulan hiç değilim….

11. Doğal ve alternatif tedavi yöntemleri aslında holistik veterinerlerin gözetiminde uygulanması gereken çok faydalı ama dikkatli kullanılmazlarsa çok da zararlı olabilen yöntemlerdir. Ben doğal tedavi yöntemi uygulamak derken bunları kastetmiyorum aslında. Esasen konu, doğal ot ve bitkilerden ve çeşitli maddelerden kür halinde tedavi olarak yararlanmak ilaç yerine yani Amerika’da artık çoğunlukla durum böyle. Ama benim kastettiğim bu değil olamaz da çünkü buradan destek alabileceğimiz doğacı bir holistik veteriner yok. Ben Cococuğum Türk veterinerlerinin çözüm bulamadığı hastalığına öyle ekstrem bir tedavi uyguladım evet ama bu çok dikkat edilmesi gereken ve riskli bir durum, ben riski aldım zaten o gidişle ölecekti o yüzden riski aldım iyi geldi benimkisi bu kadar uzaktan araştırma ile iyi bir şans oldu ama tavsiye edemem asla.

Tavsiye edebileceğim şeyler ise yine pek tabii ki yabancı kaynaklardan doğal vitamin ve yiyecekler konusunda bilgi edinmeniz. Mesela C vitamini..bunlar çok önemli kedimizin sağlığı konusunda doğal bir fark yaratmaktan bahsediyorsak mesela yoğurt….Bu konularda bilgi edinin mesela kediniz soğuk algınlığı olduğunda c vitamini ve ekinezya gibi yararlı doğal maddelerden oluşan bir karışım verebilirsiniz ona. Bu bilgiyi edinmiş olursanız hazır c vitaminli ekinezyalı maya tabletleri satılıyor örneğin bu ürünü fark edip bulacak satın alacaksınız ve gerektiğinde kullanabileceksiniz ne işe yaradığının farkında olacaksınız gibi…Daha light yöntem ve püf noktalarından bahsediyorum… Bunlar için yabancı siteler sonsuz bir kaynak…

Kısacası interneti olumlu bir kaynak olarak sizi desteklemesi ve farklı bakış açısıları kazandırması açısından tepe tepe kullanın! Ancak dertlerinize hap gibi deva olacak da zannetmeyin. Bilginini doğrusunu arayıp bulmakla onu öğrenip hayatın içine aksiyon olarak katmakla sizler yükümlüsünüz.

 

“Akıl, iki çeşittir: Birincisi kazanılan akıldır; sen onu mektepteki çocuk gibi kitaptan, hocalardan, düşünceden, alışkanlıktan, kavramlardan, ve yeni ilimlerden öğrenirsin. Aklın başkalarınınkinden daha büyük olur fakat edindiklerinin ağırlığıyla yorulursun. Diğer akıl, Allah’ın ihsanıdır. Onun kaynağı ruhtadır. Gönülden bilgi pınarı fışkırdığında onun kaynağı ne bozulur, ne eskir ne de renk değiştirir.

Edinilmiş akıl dışarıdan eve akan bir ırmağa benzer. Eğer yolu üzerinde bir engel olursa aciz kalır. Kendi içindeki pınarı ara sen!”

Mesnevi IV- 1960-68 MEVLANA

Kötü yorum yapan okuyucularıma da selam olsun…:)

Meltem Şafak

Reklamlar

Kedilerimiz ve alternatif tedaviler!

Posted on

Kediler ve CoQ10

Kedilerde kalp ve diş hastalıklarına iyi gelen mucizevi enzim CoQ10!

Cococuğum 8 yaşında bir İran – Chinchilla melezi, her ne kadar ben ona en az 16 yıllık bir ömür biçtiysem de 7 yaş üzeri kediler orta yaşlı kabul ediliyorlar biliyorsunuz. Yani çok yaşlı sayılmaz ama yetişkin veya genç de değil elbette! 🙂

Bu yıl Cococuğumda daha önce hiç yaşamadığı sağlık problemleri meydana gelmeye başladı! Daha doğrusu sadece bir problem oluştu ama kaç veterinere götürdüysek ne testi yaptırtıysak kimse bir türlü sonuca ulaşamadı teşhis konamadı ve dolayısıyla kabul edilebilir bir tedavi yolu da oluşmadı!

Peki yaşadığı problem neydi?

2012 Şubat ayında bir gece Coco büyük tuvaletini yaptıktan sonra tuvaletinden çıktı bir 30 saniye kadar yürüdü ve ardından yere yığıldı, allahım ölecek herhalde diye düşündüm. Hafif bir sesle aralık bir şekilde inliyordu, ağzı kilitlenmişti salya akıyordu, göz bebekleri kocamandı ve bir noktaya kilitlenmişti, ön ve arka patileri ise sanki felç olmuş gibiydi hiç kıpırdamadan öylece yere yayılmışlardı ne kadar patilerini elleyip ovuştursam da hiç bir tepki vermiyordu ki hiç sevmez patileri tutulsun ellensin.

Bu nöbet mi kriz mi ne desem bilemediğim durum 30-40 saniye kadar sürdü. Sonrasında ise kalktı hiçbir şey olmamış gibi yürüdü direkt yemek yemeğe gitti ve hapur küpür sanki kıtlıktan çıkmış gibi baya bir yemek yedi. Sonrasında ise birşeyi yoktu normal normal duruyordu.

Yalnız yaşadığımız bu durum epilepsi krizleri ile karışıtırılmasın, youtube da epilepsi krizi geçiren çok kedi videosu izledim büyük nöbet küçük nöbet bu öyle birşey değil, epilepsi krizlerinde hep hareket ediyor kediler çırpınıyorlar adeta benimkisi ise eli ayağı boşalmış hissiz bir şekilde yere yığılıyordu pelte gibi çırpınma hali falan yok..

İlk kez tesadüfen şahit olduğum bu krizler daha sonra sık sık yaşanmaya başladı 2-3 günde bir şeklinde. Genelde hep kakasını yaptıktan 30 saniye kadar sonra falan oluyordu.

Farklı olarak 2 kez de deli gibi koşturup oynarken oldu. Biranda yere yığıldı ve aynı üstte anlattığım gibi kriz geçirdi. Kriz geçirdiği dönemlerde sonrasında dikkat ettim evdeki diğer kedim ile pek oynamamaya başladı demek ki sonrasında ağrısı falan oluyor.

Hemen veterinere götürdük hatta veterinerimiz hayvan hastanesi olan bir arkadaşına da gitmemizi istedi ona da gittik sonra o kişi de hocaların hocası olarak tabir edilen Tamer Dodurka’ya gitmemizi önerdi ona da muayene ettirdik kızımızı.

Bu veteriner muayeneleri esnasında kapsamlı bir kan testi yapıldı, kalp ritmi dinlendi, elle muayene edildi, elektronik röntgen çekildi ve son olarak da EKG yani kalp ekosu çekildi.

Kalp ekosu haricinde diğer tüm verileri son derece sağlıklı çıktı hiç bir anormallik bulamadılar. Kalbinde de hafif bir dejenerasyon varmış kalp kasında ve aort damarında biraz daralma varmış. Ben bu teşhise pek de inanamadım açıkçası o kadar kötü ve zor koşullar altında 1 saat çığlık çığlığa bağırta bağırta kalp ekosunu çektile ki o verinin doğrulunu ben baya bir tartışırım yani. Kalp ekosuna girmeden Maltepeden Avcılara arabayla yolculuk etti kedim, evden hiç çıkmaya alışkın olmayan korkak tabiatlı bir hayvan+ bu hastalık sürecinde birçok kez veterinerlere taşınmışız iyice korkmuş ve morali bozuk bir haldeydi.

Arkadaşımın arabasında 2 saatte Avcılara gittik yolda miyav miyva kendini tüketti resmen, orada yani İstanbul Üniversitesi Avcılar Veterinerlik fakültesinde hocaların bizi kabul etmesi için köpek ve kedilerin iç içe olduğu kalabalık bir ortamda bekledik ki kedim hayatında bu kadar yakından köpek hiç görmemişti+ sonra bayıltmadan bir sedye üzerinde göğsünü tıraş etti üç adam zorla onu tutup kalp ekosu çekilebilmesi için gerekiyormuş o zaten bambaşka ayrı bir travma yarattı zavallı Cocoşumda bunun üzerine korku filmlerindeki mezbahaları andıran 2. Dünya Savaşı’ndan kalmış gibi bir hali bulunan bir odada kızımı sırt üstü yatırıp zorla patilerini tutup göğsüne soğuk jel sıkarak kalp ekosu çektiler tam 45 dakika sürdü ve 45 dakika boyunca Coco ciğerleri yırtılırcasına bağırdı hiç susmadan!

Yani kalp hastası olmayan bir kedi bile burada kolaylıkla kalp krizi geçirebilirdi bu koşullar altında bence. Onun sonunda da hafif yollu bir kalp rahatsızlığı teşhisi kondu yani durumu çok kötü değil dediler bence hiç inandırıcı değil. HCM diye bilinen çok ölümcül bir kalp rahatsızlıüğı teşhisi koydular bunun az iyisi çok kötüsü mü olur allah aşkına…öyle ki bir baktım internete neymiş bu hastalık diye uykularım kaçtı en fazla 4-5 ay ömür biçiliyordu bu hayvanlara….ya direkt hık deyip gidiyorlar ya da kalp krizi geçirip pıhtı atması sonucu felç olup kalıyorlardı. hepsi birbirinden beter sonuçlar yani…

Bir kalp ilacı verdiler Dideral diye insan ilacı minicik bir hapı 15 e böl bir minik parçasını ver dediler. Beta bloker olarak tabir edilen bir gruba giriyormuş bu ilaç. Merak ettim internette okudum o kadar berbat yan etkileri varmış ki; ani kalp durması, kalp yetmezliği yaratması, ani ölüm gibi... çüş yani bu ilacı kullanır mısınız ya da kedinize kullandırır mısını?

Hemen bizi yönlendiren hayvan hastanesi sahibi veterineri aradım o da ben bu ilacı yıllarca önce kullanmayı bıraktım onun yerine hastalarıma enapril öneririm okuduklarınız doğru bu ilaç aşırı riskli yan etkileri vardır güvenilir bir ilaç değildir dedi. İçimden pes dedim beni hocana yönlendiriyorsun sonra onun önerdiği ilacı onaylamadığını söylüyorsun. Bu durumda lütfen birbirinizle konuşun istişare edin sonucta biz her ikinizin de hastasıyız bana güvenilir bir ilaç söyleyin dedim. Bu arada unuttum bu kalp ilacından kedime bir kez verdim ve o gece baygın gibi uyudu hiç kalkamadı bir tuhaf nefes almaya başladı bebeğim. Zaten onun üzerine araştırmaya başladım ben de ilacı.

Sonra bir ayda 1500 TL harcama yaptığım ve sürekli her gün aradığım bu veterinerler beni bir daha hiç aramadılar geri dönüş yapmadılar bir ilaç önerisinde bulunamadılar. Ben de lanet olsun dedim içimden ve yeter artık bir teşhis koyup emin olamıyorlar doğru düzgün bir ilaç öneremiyorlar yetti artık dedim. Profesör olan veteriner kalp rahatsızlığı var ama bu krizler ondan olabilir de olmayabilir de bu ilaç iyi gelebilir de gelmeyebilir de iyi gelmezse bence epilepsi de olabilir gibi tutarsız ve güven yaratmayan bir açıklamada bulunmuştu.

Neyse ki o berbat HCM değilmiş kedim, yani böyle düşünüyorum yoksa şimdiye çoktan ölmesi gerekirdi ya da krizler sonucu kalıcı felç olması gerekirdi..bu durumda şürrediyorum tabi beterin beteri var…

Bu arada Küçükyalıda mütevazi bir kliniği olan aynı zamanda da arkadaşım olan veterinerimiz ise ilk günden bu yana kalçası ile ilgili bir problem bence deyip duruyordu. Hakikaten de vardığımız sonuç sanıyorum ki kalça üzerinde yoğunlaştı çünkü kalp olsa her oynadığında yada heyecanlandığında kriz geçirmesi gerekridi veya kaka yaparken ne alaka kalp krizi?

Kaka yaparken kalçasına yük bindiğini ve o durumda da bazen bir sinir sıkışması yaşadığını düşünüyorum bebeğimin o sinir sıkışması da bir anlık geçici sinir boşalmasına yani benim kriz dediğim şeye neden oluyor sanıyoruz ki…bazen oynarken olması da o an kalçasına yük binen bir hareket yapması olarak açıklanabiliyor….

Bu arada ben de yabancı kaynaklardan sürekli doğal veterinerlik homeopatik ilaçlar hakkında deli gibi araştırma yaptım kitaplar okudum.

Velhasıl ben kedime ilaç vermeyi kestim. Tamamen vitamin vs tarzı doğal dekteklerle onu iyileştirmeye karar verdim. En azından var olan şeyi tamamen geçirmek mümkün olmasa da vücudunu kuvvetlendiririm diye düşünüyorum.

Bu süreçte kalça ve eklemleri için Glukozamin, MSM ve Kondrioitin tableti kullanmaya başladım Vetri Science diye bir firmanın. O çok iyi geldi. Hayatının sonuna kadar aralıklı kürler halinde kullanmaya devam edeceğim bu desteği. Yaşlanmaya başlayan kedileri için mutlaka kullanılması gereken birşey arka bacaklarda oluşan güçsüzlüğe kas ve eklem dejenerasyonlarına çok iyi geliyormuş veterinerimiz tavsiye etti.

Ayrıca B vitamini tableti Benexol kullanmaya başladık bir hapı dört parçaya ayırıp her gün bir parçasını veriyorum bu da sinirleri ve sinir sistemini destekleyen kuvvetlendiren bir destek.

Son olarak ise internetten yabanacı ülkelerde kalp rahatsızlığı olan hayvanlarda CoQ10+LCarnitin+Taurin tedavisinin kalp ilaçlarıyla desteklendiğinde çok başarılı sonuçlar verdiğini okudum. Şayet kediniz kalp hastası ise mutlaka bu besin desteklerini kullanın. Ben veterinerlerden güvenilir bir kalp ilacı ismi öğrenemedim kaldı ki çok üstlerine de gitmedim çünkü kızımın kalp problemi olduğunu ve bu krizlerin kalpten kaynaklanan birşey olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle ben şuan ileride oluşmasın kalp problemi veya olan az bir miktar varsa da gelişmesin diye oQ10+LCarnitin+Taurin kürü yapıyorum kedime.

LCarnitin‘i mamadan alıyor artık bazı mamaların içerisine LCarnitin koymaya başladılar mesela Royal Canine British Shorthair, Hills Indoor, Royal Canine Sterilized Cat gibi ürünlerin içeriğinde halihazırda LCarnitine var, ben de bu mamalardan alıp sağlıklı bulduğum bir mama olan Acana tavuklu ile karıştırıp yedirmeye başladım.

Taurini zaten hem mamadan hem de her petshop da bulunabilen ödül tabletleri veya vitamin macunları içerisinde bulabilir ve kolaylıkla kedinize yedirebilirsiniz.

CoQ10 ise dış ülkelerde özel kediler için tabletler halinde dozu ayarlı bir biçimde sunuluyor ama maalesef ülkemizde yok bu nedenle ben önce doz araştırması yaptım yetişkin bir kedi için günde 25 mg CoQ10 veriliyormuş. Ben de GNC ‘nin web sitesinden 50 mg. insan için satılan CoQ10 aldım. Her gün softjel halindeki kapsüllerden birini iğne ile deliyorum ve yarısını parmağımın ucuna sıkıp kedimin ağzına sürüyorum o da itiraz etmeden yalamış oluyor. Böylece CoQ10 i de almaya başlamış oldu!

Gelelim faydalarına CoQ10 kedilerde kalp hastalıkları için mucizevi bir destek sağlıyormuş hatta diğer önerdiklerimle birlikte kullanıp 2 ay sonra veterinere kontrole gidip kalbinde hiç problem kalmayan tamamen iyileşen hayvanlar olmuş çok umut verici. Ayrıca bu madde diş ve diş eti hastalıklarına da çoook iyi geliyormuş. Yani Coco için tam bir taşla 2 kuş vurmuş olduk çünkü diş etleri de pek iyi durumda değildi o kadar diş temizleme jeli kullanıyor olmamıza rağmen!

Yine yabancı kaynaklı sitelerden okuduğuma göre CoQ10’den daha iyi yararlanılabilmesi için bir parça maya tableti ile birlikte verilmesi tavsiye ediliyor ki bende halihazırda evde olan sarımsaklı maya tabletlerimden yarım yarım kırıp her gün Cocoşuma veriyorum.

Yani kızıma doğal maddelerle vitamin ve enzimlerle anti aging yapmaya başladım! :))

Bu arada b vitamini ve glukozamin tableti kullanırken yazın 2 ay krizleri hiç olmadı ay ne güzel artık hiç olmayacak derken sonra tekrar olmaya başladı. Bazen uzun süre hiç olmuyor bazen 2-3 günde bir olacak kadar sıklaşıyor. Şuan 2 gündür kriz geçirmedi ama kendini iyi hissediyor oynamaya hareketli davranmaya başladı belki de CoQ10 in etkisidir bu da çünkü bu yazdığım tedaviye ben başlayalı 2 gün oluyor. Umarım tüm bu kullandıklarım kızıma iyi gelir ve her neyi varsa iyileşir uzun vadede sağlıklı ve uzun ömürlü bir kedi olur!

Natural pet care kitaplarında okuduklarıma göre C vitamini kedilerimiz için hayati öneme sahip. Mutlaka içerisinde C Vitamini bulunan bir kedi vitamini edinin ve kediniz hasta olmasa bile ara ara kullanın aslında her aşı ve parazit tedavisi öncesi ve sonrasında kullanmanızı tavsiye ederim. Böylece ekstra C vitamini alarak aşı ve parazit tedavileri sonucunda vücudunda biriken zehirli maddeleri de daha iyi tolere edip daha çabuk dışarı atabiliyorlarmış kediciklerimiz.

Yabancı ülkelerde homeopatik veterinerler yani sadece doğal tedavi yöntemleri ile hayvanları koruyan ve tedavi eden veterinerler çoğunlukta. Onlar bu tip paraziter tedavilerden önce mutlaka c vitamini kürüne başlatıyorlarmış hayvanları. Burada sadece c vitamini bulamadık yok inanır mısınız ama mesela Amerika’da toz halinde sırf c vitamini bulmak bile mümkün hayvanlar için üretilen.

Ne yazık ki kediciklerimiz de bizim gibi bir 3. dünya ülkesinde yaşamanın zorluğunu çekiyorlar.

Yoksa yurt dışında neler var tamamen otlardan elde edilen doğal kedi ilaçları var mesela hastalıklarda kullanılmak için. Ben bir site keşfettim oradan birkaç kedi vitamini almayı düşünüyorum önümüzdeki aylarda eğer gümrüğe takılmaz da başarı ile elime ulaşırsa sizi de haberdar ederim üstelik de fiyatlar çok uygun.

Bunları daha düzgün yazayım bir gün özet biçiminde…
Bu gün dertleşmiş oldum sizinle bir de belki okuyan birilerine bu rahatzılık durumu emsal yaratır da yardımcı olabilirim diye düşündüm….

13.12.2012 Edit Notu: Cococuğum bu yazıyı yazdığımdan beri yani COQ10 kullanmaya başladığımdan beri tam 3 aydır hiç kriz geçirmedi. Mutlu bir haber umarım böyle devam ederiz hep, ömrünün sonuna kadar hergün COQ10 kullanmayı düşünüyorum bırakmadan, uyguladığım şey şu: bir gün Beapher Top 10 Kedi Multivitamini tableti 1 adet + 25 mg COQ10 diğer gün ise Natur Vitta C vitaminli maya tableti yarım tablet + COQ10 25 mg  böyle dönüşümlü olarak bir gün bir formül diğer gün diğer formül şeklinde gidiyorum. COQ10 den vücudun daha iyi yararlanabilmesi için birlikte maya alınması daha iyi oluyormuş yazmıştım yukarıda bu nedenle bu destekleri kullanıyorum COQ10’in yanı sıra bir de tabi bu desteklerin içerisinde taurin ve C vitamini de var bunları da sürekli kullanmak yarar sağlıyor bu formülle hepsini almış oluyor bebeğim…:) maşallah diyelim hep böyle sürer gider inşallah darısı hasta olan tüm diğer kediciklerin başına!♥

21.04.2013 tarihi itibariyle yeni edit! Cococuğum canım maşallah tam 7 aydır hiç kriz geçirmedi yukarıda anlattıklarımı harfiyen her gün uygulamaya devam ediyorum!

28.05.2014 tarihi itibariyle edit Cococuğum hala tek bir kriz dahi geçirmedi maşallah ama ben de her gün bir tek gün bile aksatmadan ona CoQ10 ve diğer destek vitaminlerini veriyorum 🙂 Aradan 2,5 yıl geçmiş sanırım.