RSS Besleme

Tag Archives: bebekli bir hayatta kedi

Yılın son günü, yeniden merhaba! :)

Posted on

uzime

2014 benim için müthiş bir yıl oldu sevgili kedi dostları 🙂 Bebeğime hamile kaldım, ona kavuştum, kedicikler abla oldular bir bebekle yaşamaya hala!! adapte olmaya çalışıyorlar falan da filan 🙂

Artık oğlum Uzay Deniz 3. ayının içinde siteye eskisi kadar olamasa da birazcık geri dönebileceğimi hissediyorum, tam performans değil ama idare edin artık biraz daha beni 😉

Kedilerim çok sıcak kanlı ve tepkisel değiller hani o sevimli kedi videolarındaki cin fikirli şeyleri yapan sırnaşık kediler gibi hiç değiller maalesef… O yüzden yeniliklere verdikleri tepkiler de az silik ve yavaş oluyor… Bence asıl kedi sokak kedisi olarak tabir edilen karışık cins kediler, kedi ile yaşamanın keyfini bizim gibilerden ziyade o cin fikirlilerle yaşayanlar sürüyor gibime geliyor 🙂

Tabi şu konuda da şikayet edemem allah biliyor ya; kedilerim çok uslu olduklarından bebekle ilgili tek bir olumsuz tehlikeli yaklaşım tavır hareket vs görmedik.. Yapmazlar hayatta biliyordum yakinen de yaşamış olduk.. İçimiz çok rahat dolayısıyla.. Bizim isteğimiz ise şaşırtıcı gelecek belki ama kedişler lütfen bebek kardeşinizle daha çok ilgilenin şefkat gösterin onunla oynayın şeklinde 🙂

Bu konu hakkında başka yazılar yazacağım şimdilik kısaca bir merhaba diyeyim bir de yeni yılınızı kutlayayım istedim!

Tüm kedi dostlarına güzel bir yıl diliyorum pisileriyle beraber ♥

Biraz bizden fotoğraf ekliyeyim 🙂

10259966_10203371455386594_5360005811584097723_n

10459887_10203371458026660_3193079966990957717_n

10468353_10203430991994972_4668553795149075754_n

10382157_10203430999435158_5554221677671572542_n

DSC_1512

Kedi ile bebeği nasıl tanıştıracaksınız? – Kedili bir hayattan kedili ve bebekli bir hayata geçiş üzerine bilgiler!

Posted on

cat-and-baby 

An itibari ile 5,5 aylık hamileyim. Aynı zamanda 10 senedir kedi annesiyim 🙂 Aslında kedili hayatımı bebekli bir hayat ile birleştirmek konusundaki tecrübelerimi yaşadıktan sonra yani bebeğim doğduktan sonra paylaşacaktım ama baktım ki bu konuda büyük bir tavsiye ihtiyacı var, doğumu benden önce olacak ve şuan bu konuda tavsiye almaya çok ihtiyacı olan anneler olabilir diye düşünerek şimdiden bir giriş yazısı yazmak istedim.

Bu yazıda yazdıklarımı uzun uzun araştırdım internette, yabancı kedi psikologlarının, kedi uzmanlarının sitelerinde yazdıkları makalelerden yararlandım ayrıca JACKSON GALAXY’nin MY CAT FROM HELL programının da hayranıyım orada izlediğim bölümlerin de çok etkisi oldu bana bu konuda. Bir de unutmayayım bebeği olan yakın arkadaşlarımın tavsiyelerini de dinledim sağolsunlar. Sonunda hem kedim var hem bebeğim ne yapmalıyım ben diyenlere minik bir yazı yazmak istedim. Çok daha fazlası ve bizzat deneyimlemiş olduklarım Ekim sonunda bebeğimin doğmasının ardından burada yayınlanacaklar. Şimdilik benim de izleyeceğim yol yapacağım şeyler olarak bunları sizlerle paylaşmak istedim.

Ben de evimde 2 kedi 1 de hamster besliyorum. Asla da bebeğim olacak diye evcil hayvanlarımı birilerine vermeyi onları terk etmeyi düşünmedim düşünemem de çünkü onlar da can onlar da evlat onlar da benim birer bebeğim; ama elbette orta yolu bulmak gerekiyor ve elbette eve gelen yeni canlıya sempati duymalarını varlığına alışmaları için yapılması gereken çok önemli çalışmalar var. Biraz emek harcamak şart sadece konuşmakla ya da kedinizin iyi davranacağını ummakla olmaz bu iş.

Size kolayca anlatabilmek için yapılması gerekenleri madde madde yazacağım eğer bunları güzelce uygularsanız merak etmeyin kediniz bebeğinize bir süre sonra alışacaktır yeter ki siz insan olarak ortamı ayarlayın doğru stratejiler ile ona eğilmeyi ve onu eğitmeyi bilin.

Kedinizi bebekli hayata alıştırmak için yapılması gerekenler:

1. Öncelikle bebekli sürece girerken kedinizin veteriner kontrollerini hiç aksatmadan muntazam yaptırmaya dikkat edin.

Aşılarını, iç ve dış parazit tedavilerini zamanları ne zamansa günü gününe uygulatın. Böylelikle evcil hayvanınız hakkında hijyen konusunda veya hastalık bulaştıracağı gibi konularda ön yargıları ve tereddütleri olanlar var ise bunları baştan yok etmiş önlemiş ve onların içlerini rahatlatmış olursunuz. Uzmanlar bilhassa köpekli/ kedili evlerde yaşayan bebeklerin bağışıklık sistemlerinin çok daha iyi çalıştığını güçlü olduklarını ve büyümeye başladıkları andan itibaren daha güvenli ve dost canlısı bireyler olduklarını söylüyorlar. Gerekirse anne / babadan biri bu konuda çok çok endişeli ise onu veterinerinizle de görüştürebilirsiniz randevu alıp böylece içleri rahatlar. Tabii mal bir veterineriniz yoksa 🙂

Bu işler ülkemizde biraz şans işi oluyor. Örneğin benim hamileliğimi takip eden kadın doğum doktorum yurt dışında eğitim almış konusunda son derece ünlü uzman bir doktor ve insan olarak da kanımca modern bir insan ve ben ilk görüşmemizde yapılacak testler için belirtme gereği duyup ben evimde 2 kedi besliyorum dediğim anda daha sözümü keserek rahat bırakın hayvanları yaa size hiç bir zararı olmaz onların dedi gülerek 🙂 Ama kimi bağnaz ve önyargılı kimbilir kendisi hayvan sevmeyen kadın doğum doktorları ise daha en baştan anneyi olumsuz etkileyip yanlış yönlendirebiliyorlar kedi köpek zararlıdır hastalık bulaştırır gibi kafadan sallamasyon bilgileri aktarabiliyorlar.

Aynı şekilde bazı veterinerler evcil hayvan sahiplerini güzelce konuşup yönlendirebilirlerken, bazıları boş boş yüzünüze de bakabilir hatta sizinle hiç bu konularda muhatap olma gereği bile duymayabilirler 🙂 Allah bilinçli doğru uzman insanlarla karşılaştırsın ne diyeyim 🙂

Tedavileri ve bakımları yapılmış hiç bir kedinin tüyünden kılından vs sinden bebeğinize çocuğunuza birşey olmaz, ama elbette siz bebeğinizi 40’ı çıkana kadar en izole koşullarda yaşatmaya gayret edin. Kendiniz nasıl ki evde kedi ile yaşarken temizliğinize dikkat ediyor ağzınıza avuç avuç  kedi tüyü alıp yutmuyorsanız o bebekli yeni hayatta da her zaman olduğu gibi temizliğe hijyene tüy döküşlmesi durumlarını kontrol almaya dikkat edin yeter de artar.

Bunun için bir dönem de olsa temizlikçi kadın alabilir evi daha sık temizletebilirsiniz, mesela benim yapacağım şeylerden biri de bu. Kedilerinizi geçici bir dönem için bebeğin doğumundan 1 ay önce traş ettirebilirsiniz( ama kış ise evinizin sıcak olacağından üşütmeyeceklerinden emin olun) Tüy dökülmeleri için ekstra azalsın diye vitamin kullanabilirsiniz. Önlemler var yani, yeter ki siz iyi niyetli olun 🙂

2. Bebek henüz doğmadan 2 ay önceden itibaren yeni doğan bebek boyutlarında bir oyuncak bebek alın ve onu kundaklayıp tıpkı gerçek bebekmiş gibi evin içerisinde yaşarken sık sık nasıl bebeğinize bakacaksınız kucağınızda dolaştırın.

Böylece kediniz sizin kucağınızda bir bebek görmeye, bir bebeği taşımanız durumuna alışmaya başlayacak ama bunu her gün disiplinli bir şekilde uygulamalısın bu yazdıklarımı düzgün uygularsanız kediniz bu uygulamlar doğrultusunda yeni düzene alışır ama siz aman der sıkılır tutarlı bir şekilde olmayıp 1-2 kez dener bırakırsanız sonuç alamazsınız.

3. Yine bebek doğmadan 1-2 ay öncesinde bebek ağlaması bebek gülmesi bağırışları gibi sesleri mp3 olarak internetten bulun ve evde şarkı gibi radyo dinler gibi açın her gün en az 1 saat gündüz 1 saat akşam kediniz dinlesin yani arka fonda çalsın o sesler ki kedi, bebek sesine alışkın olsun.

Yoksa birden bire bebek gelince bu ağlamalara seslere maruz kalırsa kediler çok korkuyor ve kaçmaya saklanmaya başlıyorlar zaten o durumda halihazırda düzen de değiştiğinden bu korkuyla ipin ucunu toplayamıyorsunuz. Önceden bu seslere alışık olursa bu sesler bebek hakikaten eve geldiğinde hayatında çok da önemli bir değişken olmayacak zaten bildiği sesler olacaktır.

4. Yine bebek doğamadan birkaç ay öncesinden itibaren yapılacak bir diğer şey ise bebeğin kullanacağı pudra, krem, bebek yağı gibi ürünlerden birer adet satın alın ve bu ürünleri kendinize sürün belli aralıklarla. Böylece kediniz bebek ürünlerinin kokusunu sizin üzerinizden koklayarak alacak ve bu kokulara kendini zamanla alıştıracaktır.

Yani bebek gelmeden kedinize bebek ile ilgili GÖRSEL + İŞİTSEL + KOKUSAL bir eğitim vermiş olacaksınız. Bunları emek verir yaparsanız büyük bir faydası olacak.

5. Bebek eşyalarınızı seçerken bebek odanızı dekore ederken bir kedi sever olarak gerekli önlemleri alın ve daima kedinizi de aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Kısacası durumu kolaylaştırıcı eşyalar seçin. Bunu şuan bizzat ben yapıyorum. Benim kedilerim şansıma çok sakin tabiatlı kediler. Öyle bir anda saldırma bir anda çevik bir şekilde oradan oraya atlama gibi ani veya şaşırtıcı davranış hareket ve huyları hiç yok.

Ancak yine de eşya seçimlerimde riskleri minimalize etmeye yönelik tercihler yapmaya dikkat ediyorum. Örneğin piyasada bin bir tür beşik satılıyor. Ama ben beşiği yatak odama koyacağım ve kedilerimin de odaya girmesine izin vereceğim kapıyı kapatmak istemediğim için üzeri komple cibinlik ile kaplanan beşikleri tercih etmeye karar verdim. Öyle beşikler yapmışlar ki, cibinliği dört yanından lastik ile beşiğe geçiriyorsun ve içeriye girecek hiç bir alan kalmıyor örneğin kediler için. Hiç cibinliksiz son derece alçak ve korunaksız bir model seçmeyi istemedim. Neden isteyeyim ki , o modeli seçip sonra da kediyi beşikten uzak tutamıyoruz diyenlerden mi olayım ? :)) İşte her olayda olması gerektiği gibi bu gibi durumlarda da kafayı biraz çalıştırmak, algıları açık olmak ve birşeyleri akıl edebilmek gerekiyor. Bu bakış açısıyla yüksek karyolalı bir bebek odası yatağı seçtim, benim lapdötlü kızlarım hayatta o yatağa atlayamazlar keza etrafı yine cibinlikli bir model 🙂

6. Kedinizin kendi ait yeri ve alanı olsun, bunu mutlaka sağlayın ister evin bir köşesinde ister çocuğun odasında size kalmış.

Çocuğum için hazırladığım odaya dekorasyon ve renklerle uyumlu bir kedi tırmalama evi ve kedi yatağı da yerleştireceğim. Bu uygulama Jackson Galaxy’nin programında gördüğüm bir şey. O daya kedinin kendine ait birkaç kedi mobilyası yerleştirdiğinizde kedi zaten diğer mobilyalara vs ilgi göstermiyor.

7. Eve gelen yeni eşyaları keşfetmelerine izin verin.

Tabii ki bebek henüz doğamadan mobilyalar geldiğinde kedilerime özgürce onları keşfetmeleri ve koklamaları için izin vereceğim. Biliyorsunuz kediler söz konusu olduğunda bir şeyi ya da bir odayı yasakladığınız anda, orası büyük bir cazibe merkezine dönüşüyor oysa serbest bıraktığınızda bir daha dönüp ilgilenmiyorlar bile.

Ben de kedilerime güvendiğim ve çok sakin tabiatlı olduklarını bildiğim için bize uygun olduğunu düşündüğüm bu stratejileri uygulayacağım bebekli hayatıma başlarken. Elbette sizin kediniz çok daha azgın ve aktif bir tabiata sahip ise, siz ekstra başka başka önlemler almayı da tercih edebilirsiniz.

8. Yasakları önceden belirleyin ve alıştırın.

Eğer bebek eve geldikten sonra bir odanın kapısını kapamaya veya kedilerinizi o odaya sokmamaya karar verecekseniz, buna şimdiden karar verin ve hemen uygulamaya başlayın. Bunu bebek geldiği noktada uygulamaya başlarsanız kedinizin kafasında bu olumsuz durum engelleme ve bebek fikirleri birleşecek ve kediniz bebeğe antipati duyabilecektir. Bu nedenle eğer bebek geldiğinde koymak istediğiniz yasaklar varsa o yasakları henüz bebek gelmeden birkaç ay önceden itibaren koyun ve kedinizin normal rutin yaşamı içerisinde bu kurallara adapte olmasını sağlayın ki, ileride bebek eve geldiğinde yaratılmış büyük bir değişiklik olmasın kedinizin hayatında.

Bebek doğduktan sonra yapılması gerekenler ise şunlar:

1. Bebek henüz hastanede iken bebeğin kullandığı onun kokusunun sindiği eşyalardan birini henüz bebek eve gelmeden önce eve getirin ve kedinize koklatın hatta etrafta bırakın istediği gibi iyice koklasın.

2. Bebeği ilk kez kediniz ile birlikte yaşadığınız eve getirirken siz eve doğruca girin, bebeği başka birisi kucağında eve soksun asla kedinin sahibi olarak bebeği ilk göreceği anda onu kucağında tutan siz olmayın.

Örneğin bebeği anneannesi soksun eve ve sakince harala gürele olmadan eve girip bebeği ana kucağında yere koyun ve biraz etrafından çekilin hafifçe uzakta durun ve izleyin.

KEDİNİN GELİP ONA BAKMASINA VE ONU KOKLAMASINA İZİN VERİN.

Bu nokta gerçekten çok önemli. Asla ay uy vs gibi birşey yapacak aman bebeğe gibi tepkiler vermemelisiniz ne siz ne de o an etrafta olan bir başkası. Kediyi gücendirirsiniz eğer öyle yaparsanız ve kediler 6. hisleri çok güçlü hayvanlardır insanların enerjilerini ve dolayısı ile düşüncelerini okuyabilirler sizin ona karşı şüphe duyduğunuzu endişeli olduğunuzu hisseder ise o da herhalde endişelenmem gereken bir durum var diye düşünecek ve endişeli bir hale getirecektir kendini.. Bu nedenle bebekle tanışırken olsun bebekli hayatınız süresince olsun siz biraz öncelikle kendi enerjinizi, duygu ve düşüncelerinizi sakinleştirmeli daha sakin huzurlu bir yapıya bürünmeli tüm bu süreçleri doğal bir süreç olarak karşılamalı ve giderek öyle düşünmeye zorlamalısınız kendinizi.

3. Sizin enerjiniz kediye ve bebekle olan süreçlerine ilişkilerine güvenli bir yaklaşımda olursa, emin olun kediniz de bebeği kolayca kabullenecektir.

Kediler ayna gibidir sahiplerinin enerjilerini davranış olarak yansıtırlar. Siz bu süreçlerde sanki 3 çocuk doğurmuşsunuz 3 ünün doğumundan itibaren de hep kediniz varmış defalarca bu süreci gayet olumlu bir şekilde yaşamışsınız gibi hissetmeli ve o kafada olmalı öyle davranmalısınız. Etrafınıza da bence bunu böyle yansıtmalısınız. Siz endişe kumkuması halinde eyvah acaba kedim ne yapacak ben nasıl bebeğime bakacağım bu kedinin hali ne olacak gibi düşünceler içerisinde olursanız etraftaki diğer insanlar da bu sürecin olumsuz işleyeceğine inanırlar ayrıca kediniz de bu enerjileri okur ve umulan gibi olumsuz davranır… O y

Anlayacağınız evcil hayvanların bebeklerle veya herhangi başka bir yeni durum veya süreçle karşılaşmaları ve bunu iyi tolere edebilip edememelerinde aslında tek suçlu insan. Siz bir şeyleri doğru yapar iyi olması için emek verir ve kendi içinizde buna güvenirseniz, hakikaten sonuç da güzel olacaktır ama tutarsız davranır tutarsız hisseder yapılması gerekenleri yeterince yapmaz emek vermezseniz bir çocuktan farksız olan kedinizz de elbette olumsuz davranışlar gösterebilecektir.

Evde küçük çocuğu olan bir anne nasıl ki yeni bir bebek doğurup o küçük çocuğa kardeş getirirken eve onu alışması ve kıskanmaması için eğitiyorsa siz de bir yerde kedinizle aynı şeyi yapıyor olmalısınız. Ancak çocuklar konuşarak da bir nebze olsun bizi daha iyi anlayabiliyorlarken kediler daha ziyade içgüdülerine yönelik eylemler ile bu mesajı alırlar. Yani yukarıda bahsettiğim görsel,işitsel ve kokusal uyarılma eğitimleri ile.

Ama iş önce insanın kendisinde bitiyor. Vallahi de billahi de ister inanın ister inanmayın kediniz şuan eğer var ise sizin ona karşı olan güvensizliğinizi, onun çok kıskanç bir kedi olduğunu düşündüğünüzü biliyor. Ve bu iyi bir şey değil. Bu nedenle tüm bunları yaparken bir yandan da kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı değiştirmeniz de çok önemli.

4. Ödül şart!

Son olarak da tüm saydıklarıma ve yapılması gereken çalışmalara ek olarak kedinizi bu süreçleri yaşarken ödüllendirin. Yani bu dönemlerde biraz daha fazla ödüllendirin ödül mamaları, sevdiği yaş mamalar, yeni oyuncaklar vs ile. Petshopa gidin onun için biraz masraf yapın, hoşuna gidecek şeyler alın. Ve bu ödülleri yukarıdaki bebek henüz doğamadan önceki çalışmalarınız esnasında zaman zaman kedinize verin. Mesela sabah bebek sesi açtınız bir müddet dinledi hemen hop bir tane ödül maması verin. Veya örneğin eve geldi bebeği kokladı hemen arkasından onu sevin ve bir ödül krakeri verin. En ufak olumlu harekette bebekle ilgili şeyde onu ödüllendirin bu süreçte sık sık ki bebeği ödül ile birleştirsin kafasında ve olumlu bir düşünce yaratsın bebek onda.

Ayrıca tüm bu süreçlerde bebek geldikten sonra, kedinizi de ihmal etmemeye çalışın sık sık onu da sevin hatta biraz fazla sevgi verin bebek geldiği dönemlerde ki ihmal edilmiş hissetmesin kendisini.. Anne olarak bebek çok vaktinizi alıyorsa eşinizle önceden bunu planlayın o ilk dönemlerde her ne kadar siz de elinizden geldiğince kedilerinizle de ilgilenmeye çalışsanız da çok yoğun olacağınızdan eşiniz biraz daha ekstra ilgilensin evcil hayvanlarınızla onların önemli bakımlarını yapmayı bir süreliğine o üstlensin böylece evdeki hiç bir canlı ihmal edilmemiş olur.

5. Süpervizyon da şart!

Ne olursa olsun bebeğiniz güçlenip kendi hareketlerini kontrol edebilene kadar  mutlaka bebeğinizi ve kedinizi uzaktan izleyin onları uzun süreler tek başlarına bırakmayın ve sık sık kontrol edin. Kötü bir niyeti olmasa da sizin ihmalkarlığınız sonucu  tatsız olaylar oluşabilir dolayısı ile bebekli ve çocuklu ortamda her daim süpervizyon da şart bence. Zaten zamanla herkes bu düzene ve sınırlarına alışacak o durumda süpervizyonu da giderek azaltacaksınız.

Benim önerilerim bunlar bu önerilerin çok benzerlerini bebeğim doğmadan 2 ay öncesinden itibaren ben de kendi kedilerim üzerimde uygulamaya başlayacağım ve sonrasında bebekle aynı evde yaşayacaklar ve size önerdiklerimi yapmaya dikkat etmeye bizzat kendim de devam edeceğim.

Elbette interneti araştırarak bu bilgilerin üzerine daha da fazlalarını ekleyebilirsiniz.

Bu konuda olumlu deneyimlerini paylaşmak isteyenler olursa işe yarayan stratejilerini yazının altında bizlerle yorum olarak paylaşırlarsa da çok sevinirim 🙂