RSS Besleme

Tag Archives: Orijen cat food

Orijen kedi maması üzerine bir röportaj

Posted on

orijen-80-20
Merhaba demeye utanıyorum sevgili kedi sever dostlarım çünkü siteye yeni yazı eklemeyeli bir hayli oldu farkındayım! İşlerim çok fazlaydı bu aralar biraz ihmal ettim burayı ama söz bundan sonra ayda en az 4 yazı sizleri bekliyor olacak! 🙂

Geçen hafta Şadanlar Pet firmasından benimle irtibata geçtiler, biz artık Acana ile birlikte Orijen markasını da satmaya başlayacağız firma olarak tanıtımını yapmak istiyoruz size ürün yollasak bir değerlendirme yazısı yazar mısınız dediler. Eh mama konusunda ve kedilerimizi sağlıklı besleme konusunda sitem oldukça popüler oldu biliyorsunuz ben de bu teklife çok sevindim çünkü Orijen benim için gölgede kalmış ve soru işaretleri ile dolu bir mama idi. Bu durumu fırsata çevirerek aklımdakilere yanıt arayabileceğim için mutlu oldum! 🙂

Ben de onlara cevaben Acana’yı çok beğendiğimi ve arkadaşlarıma veya soranlara tavsiye ettiğimi ancak Orijen hakkında olumsuz ve soru işaretlerine sahip olduğumu söyledim. Ancak yine de isterlerse ürünü göndermelerini bir daha inceleyeceğimi ve eğer kabul ederlerse aklımdaki olumsuz fikirler ve soru işaretleri hakkında onlara bir grup soru yazıp gönderebileceğimi sorumlu veteriner hekimlerinin bu soruları yanıtlamalarını rica ettim. Sorularımı yanıtlayıp beni aydınlatmayı kabul ettiler ben de bu soru ve cevapları herkes okusun diye bunu bir röportaj olarak hiç bir cümlesini değiştirmeden buraya aktarmaya karar verdim.

Orijen de tıpkı Acana gibi doğal ve yüksek kaliteli içeriğe sahip bir mama, yurt dışında son derece iyi bir şekilde biliniyor ve doğal ve kaliteli mamalar arasında iyi bir yere konuyor ancak yurt dışı forumlarda Acana hakkında kötü yoruma hemen hemen hiç rastlanmazken Orijen hakkında epey iyi yorum da kötü yorum da bulunuyor.

Zaten benim Orijen hakkında aklımda güvenemeyeceğim bir algı oluşması bu nedenle idi ve bir de ilk piyasa girişlerinde her yetkili petshopa astıkları reklam sloganlarını yanlış yorumlamam yüzündendi sanıyorum 🙂 içerisindeki protein oranının aşırı derecede yüksek olduğunu düşünüyordum.

INGRedientsEvimin yanındaki petshopta ilk Orijen satmaya başladıkları zaman kocaman bir reklam afişi asmışlardı %80 oranında et içerir gibi bir şeyler yazıyordu ben de ne kadar yüksek bir oran bence sağlıksız diye düşünmüştüm oysa şuan bana gönderilen pakete bakıyorum ve analiz değerlerinde mamanın içerdiği protein oranının %42 olduğunu görüyorum.

Sonra reklamlarını tekrar inceledim ve demek istedikleri mamanın bütününde %80 et kaynaklı içeriğin &20 de sebze ve meyvelerin olduğu idi yani bu mamanın protein oranının %80 olduğunu ifade etmiyordu. Ehh olabilir herkesin böyle balık algısı yaşadığı noktalar :)) Reklamı yanlış yorumlamam da beni epeyce yanlış yönlendirmişti yani bu durumda Orijen’in protein oranı da piyasadaki diğer doğal ve kaliteli mamalarla hemen hemen aynı sulardı yüzen bir miktarda.

Mama hakkındaki bu algılarım dolayısı ile sizler bana soruyordunuz ben de Orijen’i tercih etmem onun yerine Acana’yı öneririm diyordum. Benim şahsi fikrim hala öyle çünkü Orijen’i kedilerim tatmalarına rağmen henüz hiç yemediler ve bloğumda kendi deneyimlemediğim bir ürünü alın çok süper gibi yazıp sizi asla yanıltmak istemem.

Sonuçta bloğumda kendi bizzat deneyimlediğim ürünleri tüketici görüşlerim olarak yazıyorum. Ancak bu olay ile birlikte Orijen’i daha yakından inceleme fırsatım oldu kağıt üzerinde görülen özelliklerine ve röportajdan edindiğim olumlu izlenimlere göre soru işaretlerim biraz olsun dağıldı elimdeki numune paketi en kısa zamanda denemeyi düşünüyorum.

OrijenOrijen kedi mamaları, Hangi Mama sayfamızdaki birçok olumlu özelliği üzerinde barındırıyor. Ancak herkes röportajı okuyup bu mama hakkındaki kararını bence kendi kedisinin ihtiyaçlarını, alışkanlıklarını ve sağlık durumunu göz önüne alarak kendi vermeli…

Ben de bu kez sizin tarafınızdayım soruları soran tarafım ve firmanın sorumlu veteriner hekimi Oben Hanım’a aklımdaki Orijen mama ile ilgili her soruyu sordum o da yanıtladı… Bu yazıyı da bu mama hakkında bir şeyler merak edenler vardır elbet, fikir sahibi olsunlar belki benim sorularım onların aklını da meşgul ediyordur ve aradıkları yanıtları burada bulabilirler diye düşünerek yayınlıyorum…Okuyun ve ölçüp tartın Orijen hakkındaki kararınızı kendiniz verin…

Oben hanıma aklımdaki soru işaretlerini ayrıntılı bir biçimde yanıtladığı için çok teşekkür ediyorum!

Diğer mama firmaları tüketicilerinin sorularına ve düşüncelerine pek önem vermez ve onlarla muhatap olmazken, Acana, Orijen ve Gimpet markaları özelinde gösterdikleri ilgili yaklaşım nedeniyle Şadanlar Pet’e teşekkür ediyorum. Ürünleri hakkında neler düşünüyor olursak olalım gerçekleştirdikleri bu iletişim süreci müşteri olarak bizi memnun ediyor!

♥Şimdi röportajımıza geçelim ♥

Kedilibirhayat: Bir mamanın hiç tahıl içermemesi iyi bir şey midir? Tahıl içeren mama markalarının savunucuları ve bazı veterinerler kedilerin tahıl da yemeleri gerektiğini söylüyorlar. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Veteriner hekim Oben Kırna: Orijen mamalarının tahıl içermemesinin kedinize sağlayacağı en önemli avantaj, tahıl yerine kullandığımız mercimek, nohut gibi düşük glisemik indeks değerine sahip karbonhidratların kana yavaş karışarak kan şekerinin belirli bir seviyede uzun süre stabil kalmasını sağlamasıdır.

Pirinç, mısır, buğday gibi tahıllar yüksek glisemik indeks değerlerine sahiptir ve ne yazık ki çoğu zaman ucuz ham madde olmalarından başka hiçbir sebep olmaksızın kedi köpek kuru mamalarında çok yoğun miktarda kullanılırlar.

Bu tip yüksek glisemik değere sahip karbonhidratların tüketilmesinin akabinde kan şekeri aniden yükselir ve kısa sürede aniden düşer. Bu döngüye giren metabolizma sıkça acıkır; alınan fazla glikoz ise yağ deposu şeklinde dokularda birikir. Uzun dönemde bu tip bir beslenme, diyabet ve obezite riskini arttırır.

Kediler etobur canlılardır. Tüm anatomik yapıları ve sindirim fizyolojileri ve metabolizmaları et yemek üzerine kurulu doğal avcılardır.

Dolayısıyla kediler, öncelikli olarak protein ve yağa ihtiyaç duymaktadır. Kuru mama endüstrisinde yoğun miktarda tahıl kullanılmasının aslında basit bir mantığı vardır; çok daha ucuz ham madde temin etmek ve mama saklamanın ve üretiminin kolaylaşması…

Kedilibirhayat: Orijen’i de Acana’yı da aynı firma üretiyor ve satıyor ve ikisinin özellikleri de birbirine çok benziyor. Bu iki mamanın birbirinden farkı nedir ve hedef kitleleri nasıl ayrışmaktadır?

Veteriner hekim Oben Kırna:Orijen ve Acana Champion Petfoods tarafından üretilmektedir. Temel farklılık olarak Orijen Acana’ya nispeten daha çok, daha taze ve çeşitli et içerir; dolayısıyla protein değeri daha yüksektir. Acana serilerinde ilk 5 içerik hayvansal kökenli iken Orijen’de ilk 10 içerik hayvansal kökenlidir. Ayrıca Orijen ‘tam av eti’ konseptine uygun formülle üretilir. Her iki marka aslında birbirinin tamamlayıcısıdır. Farklı dönemlere göre kedilerin ihtiyaç duyabilecekleri besinsel değerleri içerecek şekilde formüle edilmişlerdir.

Kedilibirhayat: Hangi durumlarda Orijen’i hangi durumlarda Acana’yı tavsiye edersiniz?

Veteriner hekim Oben Kırna:Tüm yaşam dönemlerinde kediniz için her iki mamayı da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Bebeklik dönemi, emzirme dönemi, gebelik dönemi gibi özel dönemlerde veya aktivitesi fazla kedilerde Orijen besinsel ihtiyaçları karşılama konusunda daha etkilidir.

Kedilibirhayat: Orijen’in idrar yollarında taş oluşturduğuna dair yorumlar yapılıyor bu konuda ne demek istersiniz? Bilhassa kısırlaştırılmış erkek kedilerin veya idrar yolu rahatsızlıklarına yatkın İran kedilerinin Orijen kullanması sakıncalı olabilir mi?

Veteriner hekim Oben Kırna:Aksine, yüksek et ve düşük Magnezyum içeriği ile Orijen mamaları doğal olarak idrarı asidik tutar. Yaklaşık 5,5′lik, doğal olarak hafif asidik özellikte olan pH değeriyle, besinlerimiz mesane fonksiyonlarının sağlıklı olarak sürdürülmesi için uygundur.

Kedilibirhayat: Orijen kullanmaya karar veren bir kedi sahibi bu mamaya nasıl geçiş yapmalıdır?

Veteriner hekim Oben Kırna:Kedinize ilk kez Orijen mama veriyorsanız, mama değişikliğini yavaş yapmanız kedinize yeni mamalarına alışmak için zaman sağlayacak ve sindirim sorunları yaşama olasılıklarını azaltacaktır. % 25 yeni mamayı % 75 eski mama ile karıştırarak başlamanızı, sonraki beş ila yedi günde Orijen miktarını kademeli olarak artırarak ve eski mama miktarını azaltarak tamamen Orijen mamaya geçiş yapmanızı tavsiye ederim.

Kedilibirhayat: Mama değişimi esnasında geçiş süresi uygulanmazsa ne gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar?

Veteriner hekim Oben Kırna:Geçiş süresi uygulanmadığı takdirde sindirim sorunları yaşanabilir. Bu durum bildiğiniz gibi farklı marka mamalar arasında geçişlerde rastlanılan bir sorundur. En uygunu kademeli şekilde eski ve yeni mama karıştırarak başlamak olacaktır.

Kedilibirhayat: Orijen’deki yüksek protein oranı kedilerde alerjiye neden olur mu?

Veteriner hekim Oben Kırna:Yüksek protein nedeniyle alerji, kedilerde görülen alerji vakalarının bir bölümünü oluşturur. Bu tip bir hassasiyet var ise tabi ki alerjiye neden olur ve zaten bu hastalığı olan kediler normal kedi mamalarından tüketmeleri durumunda alerji problemi yaşarlar.

Bu tip alerjik hassasiyeti olan kediler için özel reçeteli ürünler kullanılır. Ve dediğim gibi, bu bir hastalık olduğu için Orijen veya X kedi maması alerjiye neden olur şeklinde bir genelleme yapmamız yanlış olacaktır.

Kedilibirhayat: Kimi veteriner ve kedi severler; Orijen gibi yüksek protein oranına sahip mamaların evde tembel tembel tüm gün oturan kedilerimiz için fazla besleyici olduğunu söylüyorlar ve fazla proteinin de böbrekleri yorduğunu söylüyorlar bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?

Veteriner hekim Oben Kırna:Orijen’in protein düzeyi sağlıklı bir kedi için uygundur. Böbreklerin yorulduğu şeklindeki yorumlar daha çok böbrek yetmezliği sorunu yaşayan kedilerden köken almaktadır.

Yüksek seviyede protein içeren bir besinin, sağlıklı kedi veya köpeklerin böbrekleri üzerinde herhangi bir olumsuz etki oluşturduğunu gösteren hiçbir bilimsel çalışma yoktur. Aslında, bilimsel çalışmalar tam da tersi yönünde ifadelerde bulunur.

Kedilibirhayat: Kısırlaştırılmış ve kilo almaya yatkın kedilere Orijen ve Acana öneriyor musunuz? Bunu sormamın nedeni yağ oranının %20 gibi yüksek bir rakam olması. Orijen veya Acana yiyen ama çok kilo almaya başlayan kısırlaştırılmış kedi sahiplerine önerileriniz neler olabilir?

Veteriner hekim Oben Kırna:Kedilerin metabolizmaları etobur doğalarına uygun olarak öncelikli olarak protein ve yağı sindirerek kullanmak üzere çalışır. Karbonhidratlar ise kilo alımında en büyük rolü oynayan besin maddesidir.

Dolayısıyla kedilerin doğalarına uygun bir besin piramidi şeklinde formüle edildiği için Orijen mamaları belirlenen günlük miktarda verildiğinde aşırı kilo alımına sebep olmaz.

Kedilibirhayat: Orijen yiyip kedisi sindirim sorunları yaşayanlara önerileriniz ne olabilir?

Veteriner hekim Oben Kırna:Günlük tüketilmesi gerekli miktarı doğru şekilde belirlemeliler. İlk kez Orijen kullanılıyorsa kademeli geçiş yapmalılar. Buna rağmen 15-20 günden uzun süren bir sindirim problemi varsa mama içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı indigestion problemi olabilir. Bu durumda farklı bir Orijen çeşidi denenebilir.

Kedilibirhayat: Orijen tek tip bir mama bebek kedilerin de yaşlı kedilerin de yiyebileceği iddiasını taşıyor fakat bebek bir kedi ile yaşlı bir kedinin ihtiyaçları birbirinden farklı değil midir? Tek bir mama nasıl bu çok farklı iki profili yan yana getirip aynı anda ihtiyaçlarını karşılayabiliyor?

Veteriner hekim Oben Kırna:Sizin de belirttiğiniz gibi yavru kediler pek çok besin maddesine yetişkin kedilerden daha çok ihtiyaç duyarlar ve dolayısıyla ihtiyaç duydukları kalori miktarı, protein miktarı ve besinsel takviye miktarı yetişkin kedilere göre fazladır.

Orijen beslenme tabloları incelendiğinde ilk 6 aylık dönemde daha fazla miktarda mama verilmesi tavsiye edilmiştir. Bu şekilde ihtiyaç duyulan besin değerleri sağlanmış olur. Kısacası mama miktarı arttırılıp azaltılarak kedilerin farklı yaşam evrelerindeki besin ihtiyaçları rahatlıkla ayarlanabilmektedir.

Kedilibirhayat: Tat bakımından Orijen kullanıcılarından nasıl geri dönüşler alıyorsunuz? Kediler bu mamanın tadını seviyorlar mı?

Veteriner hekim Oben Kırna:Kediler söz konusu olunca genelleme yapmak çok zor biliyorsunuz hepsi benzersiz bir karakter  Zaman zaman, özellikle aşırı yapay aroma kullanılan markalardan sonra Orijen’e geçiş yapmaya çalışan kedi sahiplerinden kedilerin mızmızlanarak yedikleri şeklinde dönüşler de aldım.

Ama genel anlamda et oranı yüksek olduğundan severek yiyorlar. Et yedikten sonrakine benzer hareketlilik, gözlerde parlaklık ve coşku yaşadıkları şeklinde geri dönüşler çok aldım.

Kedilibirhayat: Balkabağının kediler için çok yararlı olduğunu duymuştum ancak Orijen2in içerisinde bulunan maddelerden biri olan mercimeği ilk defa kedilerle alaklı bir mamanın içerisinde görüyorum. Mercimeğin mamada kullanılmasının nedeni nedir ve varsa faydaları nelerdir?

Veteriner hekim Oben Kırna:Mercimek glisemik indeks değeri düşük bir karbonhidrat kaynağı, aslında Orijen’de kulanılmasının en temel nedeni budur. Besin değerleri oldukça kuvvetli bir gıda maddesi, aynı zamanda endüstriyel olarak kuru mama yapımında ihtiyaç duyulan nişastayı elde etmenin en sağlıklı yollarından biridir.

Kedilibirhayat: Halihazırda alerjik reaksiyon göstermiş veya sindirim sorunları yaşamakta olan bir kediyi ilk kez o esnada Orijen’e başlatmak doğru mudur? Yoksa rahatsızlıkların geçmesini beklemek mi daha doğru olur?

Veteriner hekim Oben Kırna:Sindirim sorunları ve alerji problemleri yaşarken yeni bir mamaya başlamak iyice kafamızı karıştıracağından çok tercih edilmemelidir.

Kedilibirhayat: Mamanızın kullanıcıları bir takım problemler yaşadıklarında size ulaşabiliyorlar mı ve sorunlarını çözmede bir veteriner olarak yardımcı oluyor musunuz?

Veteriner hekim Oben Kırna: Tabi ki, Şadanlar Pet’in satışını yapmakta olduğu başta Acana ve Orijen mamaları olmak üzere tüm ürünlerle ilgili her tür sorularına cevap veriyorum. Zaman zaman üretici firmalardan zaman zaman da fakülteden hocalarımızdan destek alıyorum.

Bizim firmamız ve Champion Petfoods bu konuda oldukça hassas, sorulara en kısa sürede dönüş yapmak ve tüketicilerimizi yani kedi ve köpekleri korumak her zaman önceliğimiz.

veteriner@acana.com.tr ve oben@sadanlar.com.tr e-mail adreslerim bu arada, ürünlerimizle ilgili soru, öneri ve şikayetlerde her zaman ulaşabilirler bana hayvan sever dostlarımız…

Kedilibirhayat: Türkiye’de üretilen yerli üretim mamaları tercih edenler bu mamaların anında üretilip hemen ülkemizde satışa sunulduğundan dolayı yurt dışından getirilen mamalara göre daha taze dolayısıyla daha besleyici olduğunu düşünüyorlar. Siz bu konuda düşünüyorsunuz mamanın tazeliği üzerinde yazan son kullanma tarihi süresi içerisinde tamamen korunuyor mu?

Veteriner hekim Oben Kırna: Kuru mama teknolojilerinde mama içerisindeki nem azaltılır. Dolayısıyla besin değerleri son kullanma tarihine kadar korunur. Orijen mamalarında kullanılan ham maddeler taze olarak mutfaklarımıza ulaşır ve 48 saat içerisinde mama üretimine başlanılır. Dolayısıyla içeriğimiz, yani et, sebze ve meyveler ilk ve son prosese mutfağımızda girer. Diğer birçok yerli ve yabancı markalardaki kuru mama üretiminde ise kullanılan ham maddeler zaten daha önce birçok defa dondurma, kurutma, fırınlama gibi işlemlerden geçerek besleyici özelliklerini daha mama üretimine girmeden kaybetmiş durumdadır.

Dolayısıyla tek bir pişirme ile üretilen ve doğal koruyucularla korunarak hava geçirmeyen ambalajlarda satışa sunulan Acana ve Orijen mamaları raf ömrü sonuna kadar tüm besleyiciliklerini muhafaza etmektedir.

Kedilibirhayat: Orijen’e ilk kez geçen hassas bir ev kedisinde görülebilecek olası rahatsızlıklar nelerdir? Bu durumda neler yapılmalıdır?

Veteriner hekim Oben Kırna:Böyle bir genelleme yapmamız gerekiyorsa sadece ilk geçişte görülebilecek yukarıda da bahsettiğim sindirim sorunları aklıma geliyor. Bunları da yavaş ve kademeli bir geçişle hiç yaşamayabiliriz.

Kedilibirhayat: Neden piyasadaki tahıl içeren diğer mamalar geçiş süreçleri esnasında bariz problemler yaşatmazken genelde doğal ve tahılsız mamalar b öyle reaksiyonlara sebep olabiliyor?

İçerik olarak büyük bir farklılık olduğundan alışma süreci benzer içeriklere sahip markalara göre daha bariz hissediliyor olabilir.

Kedilibirhayat: Tahılsız mamaları tasvip etmeyen veterinerler genelde şu iddiada bulunuyorlar: “ yüzyıllardır evrimleşen kediler insanla tanıştıklarından beri bir o kadar yıldır tahıl yemeye de alıştılar ve bu şekilde sindirim sistemleri evrimleşti dolayısı ile şimdi tahılsız beslenmeleri onlarda sorun yaratıyor çünkü sindirim sistemleri uzun bir süreçtir tahıla alıştı” siz bu iddia hakkında ne düşünüyorsunuz yanıtınız ne olur?

Veteriner hekim Oben Kırna: Kedilerin sindirim anatomilerinde ve fizyolojilerinde ilk evcilleştirildikleri 4000 yıl öncesinden bu yana hiç değişim olmamıştır. Zaten hiçbir canlı türü için evrim süreci bu kadar kısa zamanda meydana gelmemektedir. Dolayısıyla etobur (carnivor) olarak bilimsel sınıflandırılması yapılan felis domesticus (kedi) hala bir etoburdur ve doğal beslenmelerini yansıtan kuru mamalarla beslenmelidir.

Kuru mama seçimi yaparken mamanın kalitesini ve kedilerimizin doğal beslenmesine yakınlığını gösteren bazı önemli noktaları da vurgulamak isterim.

– Mamanın içeriğindeki et çeşitliliği, et miktarı, taze et oranı
– Mümkün olduğunca az oranda karbonhidrat ve tahıl içermesi
– Kanserojen koruyucularla korunmaması
– Yapay aromalar ve boya maddeleri katılmaması.

Kedilibirhayat: Sorularımı yanıtladığınız için çok teşekkür ederim ♥

Sevgili kedi dostları mamanın içeriğini ve değerlerini kendiniz bizzat yakından incelemek isterseniz sitelerine şuradan ulaşabilirsiniz: http://www.orijen.ca/cat-food/dry-cat-food/

Reklamlar